Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

11 Aralık 2016 Pazar
Fatih'in fedaileri

Yıl 1453... Fatih Sultan Mehmed İstanbul kapılarında... Bizans'ı zorluyor. Her günü savaşmakla geçiyor. Arada sırada babası Sultan II. Murad'a bile boyundan büyük laflar ediyor; 'Padişah sensen gel ordunun başına geç, eğer bensem sana emrediyorum, ordunun başına geç'...

14 Eylül 2007, Cuma Yorum Yaz
A+ A-

Yıl 1453... Fatih Sultan Mehmed İstanbul kapılarında... Bizans’ı zorluyor. Her günü savaşmakla geçiyor. Arada sırada babası Sultan II. Murad’a bile boyundan büyük laflar ediyor; “Padişah sensen gel ordunun başına geç, eğer bensem sana emrediyorum, ordunun başına geç”...
Size kimseyi çağrıştırdı mı?
Son günlerde böyle ağır laflar etmek moda oldu. Eskiye özlem mi nedir?
Eski demişken; bu genç Sultan’ın yanında, onu her türlü kötülükten koruyan fedaileri varmış. En meşhuru da çocukluğumuzun film kahramanı, Cüneyt Arkın ile özdeşleşen Kara Murad’mış...
Bu gözü pek fedai, padişahını her türlü düşmanından korurmuş. Padişahı da onu kese kese altınla ödüllendirirmiş...
Sultan ise savaşta ordusunun başında, barışta ise annesi Huma Hatun’un yanı başında belki de düşmanlarının ona karşı neler planladıklarırını düşünerek günlerini geçirirmiş...
En büyük düşmanı da onu bu hayattan alıp götüren nikris (gut) hastalığıymış... Bu hastalığın sebebi ise dengeli beslenmemekmiş. Çünkü Sultan’a yanındakiler, özellikle de fedaileri, “İçin devletlum size birşey olmaz, yiyin haşmetlum size birşey olmaz” derlermiş. Sultan ise yedi dil bilmesine, uzun boylu, dolgun yanaklı, kıvrık burunlu adaleli ve kuvvetli bir padişah olmasına rağmen nefsine hakim olamaz ve yer, içermiş. Bu da onunu sonunu hazırlamış ve genç denilecek bir yaşta hayata veda etmiş...
Bu tarih dersi ne mi? Günümüzde de güçlü insanların yanında fedailer dolaşıyor. Bunlar kimi zaman, bütün millet gözyaşları içinde gole sevinirken el kol hareketleriyle hesapta hesap kesiyor, imparatoruna dokunanlara... Kimi ise, görevleri halka haber yetiştirmekten başka birşey olmayan basın mensuplarına aşağılayıcı bakışlar ve hareketlerle tavır alıyor.
Ama bu günümüz fedaileri bilmiyorlar ki, tarih yapraklarında sadece sultanlar, krallar ve imparatorlar yer alır. Fedailer ise bir gün işe yarar bir kayık uğruna bile feda edilir.
Şunu da unutmamak gerekir ki; Sultan’ın hocası Akşemseddin bile Şehremini-Topkapı arasında bir semttir sadece.