02 Ekim 2014 Perşembe
Fenerbahçe düşmanı olsam...

Lazio zaferini basın tribünü yerine coşkusuyla geceye damgasını vuran Türk Telekom bölümünde izledim. Öyle bir coşku vardı ki, tüyleri diken diken ediyordu. Ardı ardına farklı tezahüratlar, besteler, atkı şovlar ve Samanyolu...

06 Nisan 2013, Cumartesi Yorum Yaz
A+ A-

Futbolcuların topsuz alanlarda tribüne dönüp alkışlaması da, taraftarların ne kadar etkili olduğunun kanıtıydı. Ancak bir sorun vardı. Avrupa’dan men tehdidiyle karşı karşıya kalan Fenerbahçe’nin, Lazio maçında güvenlik işini sıkı tuttuğu haberleri dün tüm gazetelerde yer aldı. Medyaya yansıyan haberlerde güvenliğin 3 aşamaya çıkarıldığı, havaalanındaki gibi sıkı tedbirlerin alındığı belirtildi. Türk Telekom Tribünü’ne girişte iki kez kontrolden geçtim. Birinde stada ilk adım attığımda, diğeri turnikedeki bilet kontrolünden sonra. İkisinde de özel güvenlikler tarafından arandım. Ön ceplerimden birinde cüzdan, telefon; diğerinde sigara paketi. Çok basit bir aramayla tribündeki yerimi aldım. Çoraplarıma bıçak, silah ya da yakıcı-yanıcı madde koysam sıkıntı yok. İstesem Fenerbahçe’yi Avrupa’dan men ederdim! ‘Ceplerinde ne var? Bakabilir miyiz?’ ‘Metal paralarınla giremezsin’ gibi uyarılar yok. Taraftarlar ellerinde çakmakları göstere göstere içeri giriyor.

UEFA’nın tavrı net, en ufak olayda Fenerbahçe’yi Avrupa’dan men edecek. ‘Fenerbahçeliyim’ diyen hiçbir taraftar, bunu kabul edemez, sindiremez. Yönetim, muhalefeti ve onlara yakın olduğu iddia edilen taraftarları suçlarken, stadı teslim ettikleri güvenlikçileri de kontrol etmeli. Fenerbahçe düşmanları ya da çürük elmalar için fırsat yaratılıyor. Biri bunun da farkına varmalı...