Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

05 Aralık 2016 Pazartesi
Yenileri izlerken!

Beşiktaş’ı hiç tanımayan birisi, saha kenarından izlese, “Bu takım da kim” diye geçirir içinden...

06 Temmuz 2006, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

Zira kampta bulunan 28 futbolcunun ismini tam olarak teknik heyet bile bilmiyor! Öncelikli olarak altyapıdan gelen 9 oyuncu ile birlikte takıma yeni katılanlara şöyle bir bakalım... Gençlerden Bülent, Gökhan, Mehmet Kaş, Emre, Kenan, Rıza, Serdar ve Mehmet Sedef ilk göze batan isimler... Ancak ‘A takımda banko oynar’ diyebileceğimiz cinsten değil. Burada başta Altyapı Sorumlusu Sinan Vardar olmak üzere emeği geçen herkesi kutlamak lazım. Çünkü yıllar sonra bu kadar kalabalık bir oyuncu grubunu yukarı çıkarttılar. Bize göre en az 2-3 tanesi takımda kalır. Gerisi de öyle çöpe atılacak(!) cinsten değil... Kesinlikle sonraki yıllarda kadroyu zorlayacak isimler... Takıma yeni katılan Serdar Kurtuluş, Burak Yılmaz, Fahri Tatan ve Baki Mercimek iyi niyetle çalışıyorlar. Onlar hakkında şimdiden bir hüküm vermek imkansız. Esas önemli olan, Kara Kartal’ın yabancıları... İlk günlerindeki görüntüleri ise şöyle: MARCİO NOBRE: Bu oyuncuyu bilmeyen yok. Havadan, yerden son vuruşlarda çok etkili. Çift kalelerde öyle goller attı ki, insanı hayran bırakan güzellikte. Nobre, takıma ısındıkça, çok daha faydalı olacaktır. Elbette, onu asistleriyle besleyecek takım arkadaşlarının sayesinde. Çünkü kendisi de önceki gün, “Ben tek başıma kurtarıcı olamam” diyerek, bu durumu cesurca dile getirdi. MATİAS EMİLİO DELGADO: Arjantinli oyuncudan herkes olağanüstü işler bekledi. Büyük patırtı kopartan transferinin ardından gözler üstündeydi. Ancak Delgado fizik olarak neredeyse sıfırda. Bu nedenle hiç ikili mücadelelere girmiyor. Aralara, ters tarafa attığı gollük pasların yanı sıra kaleyi uzaktan yoklama çabaları ile yeteneğini belli ediyor. Bunları tam olarak sahaya verebilirse; giydiği forma gibi ‘on’ numara olur. VEDRAN RUNJE: Umarım yanılırım... Çünkü her hareketinde Cordoba ile mukayese ediyorum. Şu ana kadar Kolombiyalı’dan bir tane bile olsa artısını göremedim. İri yapısı, çabukluğunu önlüyor. Özellikle yerden öyle goller yiyor ki, anlatılamaz. Bir de, bacak arasını kapatmadı gitti. Ve topu ne ayak ne de elle oyuna isabetli sokabiliyor. Hırvat eldiven böyle giderse kenarda oturmakla kalmayıp, evine bile döner.