Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

03 Aralık 2016 Cumartesi
Ya buna ne demeli!

Lüksemburg ile başladı; “Zayıf takımla oynuyoruz..” yakıştırmaları... Ardından, Malta, Macaristan ve Moldova ile devam etti. Aslında bütün bunlara en iyi cevabı Rüştü verdi Almanya’da, “Biz kiminle oynasak zayıf takım diyorlar. Hele bir de galip geldiysek rakip köy takımı ilan ediliyor” diye. Bergamo’da son dünya şampiyonuna karşı mücadele etti Ay - Yıldızlı ekibimiz. Şimdi de birileri çıkıp, şu yoktu, bu yoktu diye söyleneceklerdir. Biz gerçeklere bakalım.

16 Kasım 2006, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

Eğer Rüştü’nün sakatlanması ile kaleyi devralan Volkan, topu rakibe atmasaydı; İtalyanlar gol atamazdı. Geride görev yapan Servet, Hamit, Gökhan ve özellikle de İbrahim Üzülmez, kesici olarak iyi mücadele ettiler. Ancak orta alana Emre’nin katılımı ile bir aksaklık oldu. Aurelio; çok top kaybeden bu bölgede yine günü kurtaran isim oldu. Materazzi’nin kendi kalesine attığı golde ise, sol tarafın yaşlı - genç karışımı; Üzülmez ile Arda’nın büyük payı vardı. İtalya, ikinci yarı oyuncu değiştirmekle meşgul olup maçtaki motivasyonunu kaybetti. Bununla birlikte Terim’in, oyuncularını sürekli ileri çıkmak için uyarıp, oyunu rakip sahaya taşıma düşüncesi de etkiliydi. Maçın bu bölümlerinde Arda ile topu karşı kaleye tehlikeli olacak bölgelere iyi taşıdık. Ancak forvette çoğalamayıp, fırsatları değerlendiremedik. Milli takım Halil’in oyuna girmesi ile birlikte, sistem değişkliğine girdi. Uzun topla Hakan’ı buluşturma başarısızlığına karşılık Halil’e; orta alan ve kanatlardan destek verilince, İtalya ileri çıkamaz oldu! 2008 elemelerinde olduğu gibi; çok koşan, sahanın her yerinde pres yapan, yardımlaşıp mücadele edip 9 puan kazanmanın tesadüf olmadığını gösteren bir Türkiye izledik. Eksiklerine sığınan, dünya şampiyonu İtalya’nın sahadaki tek varlığı adıydı.