Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

03 Aralık 2016 Cumartesi
Malta’dan sonra...

Her ne kadar Fatih Terim, Malta’nın büyük bir değişim içinde olduğunu belirtip, “11 kişi kapanacaklar, öyle kolay maç olmayacak...” dese de, hoca ile aynı fikirde değiliz.

05 Eylül 2006, Salı Yorum Yaz
A+ A-

Malta, Dünya Kupası’na katılamayıp yaşadığı büyük hayal kırıklığını üzerinden atmak isteyen millilerimiz karşısında, değil 11 kişi, bin kişi(!) ile kapansa bu maçı alırız. Elbette bunu derken, önümüzde birçok veriler mevcut. Bir kere Rüştü çok formda. Çok iyi çalışıyor, bu maçı en çok ciddiye alan adam bence. Şunu da hemen belirtelim, bir haftadır birlikte olduğumuz millilerde, rakibi hafife alıp ciddiyetsiz davranan da yok ayrıca. Bu süreç içinde en çok dikkatleri çeken isim ise Yıldıray. Hertha Berlin forması giyen Yıldıray, sanki ilk kez milli takıma katılan biri gibi. Hırsı, çalışkanlığı, göze batan performansı ve profesyonelliği ile maçın kaderini değiştirecek yapıda. Savunmanın emanet edildiği gençlerden Gökhan ve Can ile bu alanda dönüşümlü olarak oynayan Tolga, Orhan ve en önemlisi de Ergün oyunu geriden yönlendiren isimler. Ergün topu çok iyi kullanıp oyuna sokuyor, sık sık da ileri çıkıp, ya da pozisyon gereği ortaya kayarak sistemin işleyişini sağlıyor. Terim İngelhaim ile yapılan hazırlık maçında; Hamit ve Aurelio’yu sürekli hücuma soktu. Bunlardan boşalan alanlara Tümer ve Mehmet Topuz’u çekerek farklı taktikler denedi. Saha içinde sürekli yer değiştiren oyuncular, rakibi yorduğu kadar şaşırttı da. Millilerin en zengin olduğu yer forvet hattı. Fatih, Nihat, Hakan, Halil ve Tuncay birbirini tamamlayan oyuncular. Malta maçında erken bulunacak gol, çok farklı bir skor getirir. En geride görev yapan Rüştü’den başlayan uzun ve yüksek toplarla buluşan Hakan iyi paslar indiriyor. Skorun 2-0’a taşınması durumunda Terim cesur davranıp üçlü forvete dönerse ki bunu denedi, takımın rengi değişecektir. Aslında en doğrusu maça da böyle başlaması ya, neyse! Avrupa Şampiyonası Elemeleri’nin başlamasına sayılı günler kala millilerin artılarını yazsak bu sütunlara sığdıramayız. En azından kamp boyunca bizlere yansıyan görüntü bu. Ancak ufak tefek de olsa eksikler de yok değil. Örneğin topu kaptıran adamı kovalama yerine arkasından bakıyor. Alan savunması yapılan bölgelerde rakibin bunu kırması sonucu kademeye girmekte zorluk çekiliyor. Gereksiz yere heyecan ve strese girip hiç beklenmedik hatalar yapılıyor. Bir de motivasyon var elbet. Birçok oyuncu ilk kez seyircisiz tribünler önünde oynayacak. Ama şu da unutulmasın; Malta da aynı şartlarda sahada olacak. Burada akla hemen şu gelebilir; zaten Malta kaç kişiye oynuyor ki... Ancak bizimkilerin bildiği bir gerçek var; Commerzbank Arena’da kimse olmasa da, dışarıda 70 milyon yürek onlar için atacak. İşin önemli olan kısmı, Malta’dan sonrası... Bu maçın ardından bizi bekleyen Norveç, Yunanistan gibi rakipler karşısında alacağımız sonuçlar, 2008 yolunda kaderimizi çizecek...