ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Kalli'nin öteki yüzü

26.12.2007

1992'de Türkiye'ye geldiğinde Cim Bom'un çehresini değiştirmeyi başarmıştı Feldkamp...

1992’de Türkiye’ye geldiğinde Cim Bom’un çehresini değiştirmeyi başarmıştı Feldkamp...
Ama ayrılırken her defasında yerine kendi adamını bırakmak istedi, bu bir kandırmaca!..

Karl Heinz Feldkamp, 1992’de Türkiye’ye ilk geldiğinde Galatasaray’ı takip ediyorduk... Alman hoca o dönem takımın çehresini değiştirmişti. Tek tartışılan tarafı, getirdiği oyunculardı. Özellikle vatandaşları; Gütshow, Falko ve Stumpf. Ama o bir anlayışı, sistemi değiştirmesini bildi. İlk iş olarak saha kenarına ‘T’ şeklinde bir direk diktirip; her iki ucuna iplerle top astırdı. Hakan Şükür kafa vurmayı böyle öğrendi! Bülent, Tugay gibi oyuncuların önünü açtı. Herkesin sevgili ‘babası’ oldu. Eşi de aynı şekilde bütün sempatisi ve cana yakınlığı ile manevi ‘annesi’. Böylece içeride ve dışarıda başarılar geldi. Ve Kalli, sağlık problemlerini bahane ederek, yerine ‘tercümanı’ Ahmet Akcan’ı bırakmak istedi. Ama Galatasaray Yönetimi bunu kabul etmedi. Bu kez takım yardımcısı Hollmann’a emanet edildi. Doğu Almanya kökenli olan Hollmann, aynı çıkışı sürdürmeyi bildi...

Kampı köyünde yaptırdı!
Feldkamp ile ikinci buluşmamız 1999’da bu kez Beşiktaş’ta oldu. Toshack ile yolları ayıran dönemin başkanı Süleyman Seba, Kalli’ye takımı emanet etti. Aynı filmi tekrar izledik. Kalli yanında yine Ahmet Akcan’ı ve yardımcı olarak da Briegel’i getirmişti. O dönemde, “Galatasaray’dan rahatsızılığı yüzünden ayrıldı, Beşiktaş’ta nasıl çalışır?” türünden yaklaşımlar vardı. Feldkamp, bunlara kulak tıkayıp Kartal’ı sezon başı kampı için Wiehl’e götürdü. Yani evinin olduğu köye! Takım otele yerleşti, o da evine... Ne idmana uğradı ne de maçlara!.. Ardından, “Kalbimde çarpıntı var, heyecana gelemem” diyerek görevi bıraktı. Ve yine Akcan’ın kendi programını sürdürmesini istedi! Fakat yönetim karşı çıkınca, Hollmann örneğinde olduğu gibi, Briegel mirasa oturdu!..

Aynı film vizyonda!
Aynı film 2007’de bir kez daha vizyonda. Bu kez de ilk başladığı yer olan Galatasaray’da... Bu kandırmaca, bakalım daha ne kadar sürecek? Ancak öyle görülüyor ki, bizdeki yönetim tarzı olduğu sürece, daha çook devam edecek. Kalli yerine yeni isim önermiş; Jörg Berger. İki denemeden sonra Akcan’ı neden taca attı, orasını bilemiyoruz. Tek bildiğimiz Alman hocanın artık yolun sonuna geldiği...

2 YORUM
  • tiesto 26.12.2007 10:58:53
    1

    ezelden beri böle düşünürler..pis türk, beynsiz türk...resmen sömürüyorlar...kim nederse desin türkün başrısızlığını en çok almanlar istemeze...niye bu takım ilk 5-6 maçında inanılmazken sezonun sonunda felç olduu bi düşünün...

  • gncfbs 26.12.2007 22:20:38
    2

    gs ıkıncı deıl ucuncu sahıs olarak hata yaptı 90larda ıkı turk takımın basına gectı ancak sonucıkı takımda aynı gs 2007de ucuncudefa getırdı kalllıyı once gs snra bjk daha sonra yenden gs yanı 3.lukdurumuna kallıyıturkıyeye 3. kez getırerk yaptı....