Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

10 Aralık 2016 Cumartesi
İnönü'den Çarşı'ya

Mali kongrede Başkan Yıldırım Demirören, yeni İnönü Stadı projesini açıkladığında camia heyecan duymuştu.

15 Temmuz 2008, Salı Yorum Yaz
A+ A-

Mali kongrede Başkan Yıldırım Demirören, yeni İnönü Stadı projesini açıkladığında camia heyecan duymuştu. 19 Mayıs’ta temeli atılacaktı. Öyle ya, artık yükü taşımayan stat, harabeye dönen yapısıyla birlikte sadece 15 günde bir maç yapılan atıl yer durumundaydı. Oysa bütün dünyada statlar, bir çok işlevi içinde barındırıyor. Yabancı bir firmaya yaptırılan projeye göre, stat kuzeye doğru kaydırılıyordu. Deniz tarafındaki açık tribünün tarihsel doku özelliği olduğu gerekçesi ile burası aynen kalacaktı. 5 bin kişilik açık hava tiyatrosu ile hizmet verecekti. Konumu itibari ile büyük havası olacak, oto parklar, sinema ve konser alanları, ofisler gibi bir çok unsurla donatılacak ve yılın 365 günü hayatın tam içinde olacaktı.
Ne acıdır ki, ilk tepkiyi ‘Beşiktaşlı’yım’ diyebilen bazı kesim verdi. “Olmaz... Yapamazlar” diye kestirip attılar. Bunlara alıştık da, her şeye karşı çıkan Mimarlar Odası ve Anıtlar Kurulu yine çıktı meydana ve proje durdu. Anıtlar Kurulu’ndaki ilgili şahıslara sesleniyorum. Ya Allah aşkına, gidin de günün bir saatinde bir bakın. Dışarısı servis araçlarının park yeri olmuş. Görüntü kirliliği hat safhada. İçerisi ha yakıldı, ha yıkılacak. Müzenin üst tarafına yıkılır diye seyirci alınmıyor. Bir felaket olursa sorumlusu kim olacak? Adamlar Dolmabahçe Sarayı’nın tam üstüne şapka gibi Swiss Oteli, karşısına da Ritz Carlton’u dikerken neredeydiniz? Ülkenin başbakanı, rahmetli federasyon başkanı, spor bakanı; “Değil ülkenin Avrupa’nın en modern stat ve kompleksi olacak” derken, sizin karşı çıktığınız olay nedir? İnönü yıkılıp da buraya başka bir şey mi yapılacak... Elinizdeki veriler beş yıldızlı otelleri kapsamıyor da, sadece Beşiktaş’ın stadını mı kapsıyor? Açıklayın da bilelim.
İnönü kadar önemli bir diğer konu da kendini feshettiğini açıklayan Çarşı Grubu. Bu isim bir taraftar ‘efsanesidir.’ Öyle birileri istedi diye kapatılıp açılmaz. Sonsuza dek yaşar, yaşatılır. Birileri gider, birileri gelir. Artık her tarafta ‘Çarşı’ var. Tribünlerin kalbi haline gelen ‘simge’ ile kimse uğraşmasın, rant peşinde koşmasın. Kapalıdaki o asil duruş, rekorlara imza atmış, ünü dünyaya yayılmış tribün desteği, ilk maçla birlikte bu yanlışa son verir. Kimse de bir daha aynı hatayı yapmaya cüret edemez.