Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

05 Aralık 2016 Pazartesi
Holosko, Youla olmasın!

Yeni transfer Holosko'nun kalitesi ortada. Artık iyi ya da kötü oyuncu diye tartışmanın anlamı yok.

30 Aralık 2007, Pazar Yorum Yaz
A+ A-

Yeni transfer Holosko’nun kalitesi ortada. Artık iyi ya da kötü oyuncu diye tartışmanın anlamı yok. Burada önemli olan Holosko, Beşiktaş’ın oyuncusu mu? İşte sorun bu. Kendisine çok inandığım, futbol bilgisi, kişiliği ve karakter olarak diğer menacer her zaman ayrı ve özel yeri olan Mithat Halis, yan sütünlarda ayrıntılı şekilde bütün özelliklerini açıklıyor. Sonuçta aynı noktada birleştiğimiz ortada. Holosko, geniş alanları seven, buralarda etkili olabilen bir oyuncu. Daha basit deyimle; tam bir kontratak oynayan takım oyuncusu. Ancak Beşiktaş’ta durum tam tersi. Kartal’ın oyun sistemi kontratak üstüne kurulu değil. Kaldı ki, karşısında oynayan ezeli rakipleri dahil her alanı kapatıyor. Buradan çıkan durum şu; ya Beşiktaş sistemini değiştirip Holosko’ya uyduracak, ya da Holosko, değişip sisteme adepte olacak. İkisi de zor!
Holosko konusu bizi Rıza Çalımbay dönemine götürdü. Youla, Gençlerbirliği forması altında harikalar yaratıyordu. Dört büyükler peşindeydi. Beşiktaş aldığında da buna yakın endişeleri dile getirmiştik. Holosko ile benzer özellikleri olan siyahi futbolcu ne durumlara düştü herkes gördü. Slovak futbolcunun meziyetleri daha ağır bassa da, Holosko takımın ihtiyacı olan santrfor değil. Elbette katkısı olacaktır. Ama gol bölgesindeki sorunu aşacak düzeyde değil. Aslında çok iyi bir santrfor almanın şimdi tam zamanı. Holosko’nun sürükleyip getireceği toplar, Bobo’nun etkinliği, klasik bir santrforu ‘kral’ yapar. Yapılacak iş basit. Higuain’i gönderip kaliteli bir golcü getirmek.
Transferde ipleri eline alan başkan Demirören, sezon başındaki hatasından dönmüş oldu. Böylece Sağlam’ın uyguladığı deneme yanılma yolu ile değil, bilinen isimlerle temasa geçildi. Bunların başında da Krygiakos geliyor. Yunanlı oyuncu Bundesliga’da iyi tecrübe kazandı. Özellikle milli maçlarda öne çıkmayı bildi. İnönü’deki maçlarda kafa ile en az 5-6 gol atar. Bundan da önemlisi, yüksek toptan gol yeme, pozisyon verme hastalığına son verir. Gelişi ile birlikte, başta kaleciler Rüştü, Hakan ve Murat ile birlikte Gökhan Zan, Toraman’ın verimliliği de artacaktır.
Biraz da gidenlere bakalım. Her kim ve şartlar ne olursa olsun, gönderilen oyunculara olan yaklaşım çok önemli. Beşiktaş’tan ayrılma şekli çok yanlış. Bir futbolcu takas edildiğini ya da ilişkisi kesildiğini basından öğrenmemeli. Tam tersi olmalı!  Maalesef Burak Yılmaz ve Koray Avcı da bu durum bir kez daha yaşandı. Yakışık almadı. Sen gidip; Ricardinho, Diatta ve Higuain’e ayrıntılı şekilde durumu anlatıyorsun. Bravo... Yapılan işin doğrusu bu. Ancak iş yerli oyuncuna gelince gerek duymuyorsun. Atalarımız ne demiş, alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste...
Anlayana!..