Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

26 Mayıs 2017 Cuma
Hazır mısınız!

Orhan Yıldırım, 2005’i analiz etti, 2006’nın ‘yol haritası’nı belirledi: “Beşiktaş’ı hareketli, sürpriz dolu bir yıl bekliyor... Sorun çok, çözüm mevcut. Sancılı bu süreçte sabır, destek, güçbirliği şart.”

02 Ocak 2006, Pazartesi Yorum Yaz
A+ A-

Beşiktaş’ı 2006’da neler bekliyor? Bizimkisi ne ‘tarot falı’ ne de tahmin... Amacımız; geçmişin analizini yapmak ve bu veriler ışığında günün 24 saatini birlikte geçirdiğimiz Kartal’ın önüne ışık tutmak. ‘Geçmiş, geleceğin aynasıdır’ demiş atalarımız, ancak konu futbol ve de Beşiktaş olunca, bu sözün de pek anlamı kalmıyor herhalde! Zira Beşiktaş’ın dünü, bugünü ve yarını arasında dağlar kadar farklılıklar var. İşte bu persfektiften baktığımızda 2006 yılındaki olası gelişmeler... TRANSFER Her dönem olduğu gibi Beşiktaş yine transferin en hareketli takımı gibi... Zira son yıllarda Kartal kadar oyuncu değiştiren başka kulüp yok. Ancak şu an dezavantaj büyük... Çünkü henüz eldeki yabancıların durumu netlik kazanmadı. Tigana bazılarının aksine, günü değil geleceği kurtarma peşinde. ‘Gitsin’ ya da ‘Kalsın’ demedi; artı ve eksileri ortaya koydu sadece. Onun bu tavrı, yönetimin de en büyük kazancı. Bu sayede borçların katlanacağı dönemde, transfer hovardalığı ortadan kalkacak. Başka bir durum ise şu: Tam 13 oyuncunun sözleşmesi bitiyor. İçlerinde yıldız var, yedek var, gençler var. Eğer onlar Ocak’ta elden çıkarılmazsa, sezon sonu bedava gidecek. Yönetim bile bu oyunculara kulüp arayışı içinde. Çünkü ne alırsan kâr! Ara transferde iş şansa kalmış. Ancak sezon sonu az ama öz ‘süper yetenekler’in geleceği kesin. Transferde izlenen ‘yol haritası’ doğru. Fakat uygulamada ne gibi sıkıntılar olacağı belirsiz. Çünkü yabancılar Türkiye’ye gelmeye artık istekli değil. Burada da ‘hoca farkı’ çıkacak ortaya. Tigana ismi, bu sorunu da bertaraf edecek gibi gözüküyor. TEKNİK HEYET Tigana ve vatandaşlarından oluşan teknik heyete; Ulvi Güveneroğlu, Zeki Önatlı ve Erdinç Erol da katıldı. Ancak şimdiye kadar gördüğümüz; iki Türk yardımcının görüntüden ibaret olduğu. İşin içinde bir de Menacer Mehmet Ekşi var. Ekşi, görev verildiğinde her yükün altından kalkacak kapasitede bir futbol adamı. ‘Altyapıya geç’ diyorlar, geçiyor. ‘A Takım’a teknik direktör ol’ diyorlar, oluyor. ‘Menacerlik yap’ diyorlar, yapıyor. O, tam bir ‘görev adamı...’ Başta Tigana olmak üzere yönetimin de en büyük şansı. Ancak, Tigana, Ekşi’ye karşı tam bir ‘Fransız!’ İşte tescili: Tigana geldikten bir gün sonra Sevilla maçına çıktı. Ekşi ve ekibine tek kelime sormadan... Ardından Galatasaray derbisi... Yine aynı terane. Son Trabzonspor karşılaşmasında da durum aynı. Bilgi eksikliği Tigana’dan çok, takıma zarar verecek. Tabii yönetim müdahale etmezse... YÖNETİM VE KONGRE Artık bir Beşiktaş klasiği bu: Hiç bir yönetim, görev süresini firesiz tamamlamıyor. Çünkü yönetime girenlerin amacı görüntüde ‘hizmet aşkı’, ama sonra gerçekler ortaya çıkıyor. Rant peşinde koşanlar, reklam için işe soyunanlar, kariyer edinip bunu farklı yönlerde kullananlar... Bu dönem de benzer şeyler yaşandı. Başkan Yıldırım Demirören’in ‘istifa etme düşüncesi’ndeki yanlışlığı, ‘yola devam’ kararıyla ortadan kalktı. Seçimlere bir yıl kala bu düşünceyi bir daha uygulamaya taşıyamaz Başkan. Zira Demirören ailesine, ‘kaçtı’ imajını takmaz, takamaz! 12 ay sonraki seçimi bekleyen çok başkan adayı var. Gerçekte, ne kadar çok aday çıkarsa o kadar iyi... Çünkü kulüp sahipleniliyor demektir bu. Zaten bugünlere gelinmesinin tek nedeni de bu: Rekabetsizlik... 100. yılda kazanılan şampiyonluk manevi açıdan tarifi imkansız bir sevinç yarattı. Fakat sadece buna bakılıp kenara çekilmek de, kulübü bir o kadar zarara uğrattı. Demirören’in en büyük şansı, Fulya... İş başladı, isim değişti: Fulyabank! Kulübün geleceği olan bu proje; temiz eller, açık ve şeffaf ihalelerle verilip hayata geçiriliyor. Geriye futbol takımı kalıyor. Demirören, yeni sezonda burada da başarıyı yakalarsa, Bilgili’nin son döneminde olduğu gibi yine tek aday olur. Bize göre en büyük tehlike de burada. Şartlar ne olursa olsun, mutlaka adaylar çıkmak zorunda. Çünkü... Etkili bir muhalefet, hata yapmamayı tetikler. TESİSLER Genel görünüm iyi... Ancak eksiler de var. Örneğin elden giden Pendik ve Yeşilköy atıl durumda. Akatlar’da imkanlar süper, gelir ise az. Ümraniye’de yapımı yılan hikayesine dönen suni çim sahalar kaderine terk edilmiş durumda. Burayla ilgili, yönetimin içindeymiş gibi olan kongre üyesi Levent Çifter hakkında ilginç iddialar var. Çifter’in bazı firmalarla anlaşıp, daha sonra elde edilen gelirlerle yönetim adına kulübe yüzlerce ‘asker’ üye yaptığı iddia ediliyor. Bu konu açığa çıkartılmalı... İnönü, iyileştirmelere rağmen yükü kaldıramaz durumda. Stadın yeniden inşası için engel çıkartılıyor. Ancak hemen yanıbaşında Swiss ve Ritz Carlton gibi çok yıldızlı dev binalar yükseliyor. Aynı durum Fulya için de geçerli. Kolej ve Çilekli’deki tartışmalar küçük... Ama bazen ‘sinek’ misali, mide bulandırıyor! PAZARLAMA Storelar’ın gelirleri doğal olarak takımın başarısına endeksli. Ancak buna rağmen bir yetersizlik olduğu da ortada. Gelir, beklentilerin çok altında. Yapılan sponsorluk anlaşmaları ise bütçeye bir rahatlık kattı. Beşiktaş büyük bir marka, değerlendirmek ise yetkililerin elinde... MEDYA Beşiktaş’ın internet sitesi, dergileri ve bir de televizyon kanalı var. BJK TV’nin son 3 ayda yaptığı olumlu çıkış sürpriz olmadı. Ancak pazarlama alanındaki eksikler giderilmeli. Her iki dergi, Fikret Ercan ve ekibinin çalışmalarıyla çok yol katetti. İnternet sitesi ise evlere şenlik! Öncelikle ‘kıpkırmızı’ olduğu için gözlüksüz okunmuyor! Ve, eski Rusya’daki uygulama misali, sadece kulübün yaptığı tekzip ve açıklamalardan ibaret! AMATÖR ŞUBELER İnanılmaz başarılı... Yıllık 9 milyon dolar civarında kaynak aktarılan bu şubelerden; Basketbol, Voleybol, Hentbol, Engelliler ve Atletizm başta olmak üzere kazanılan zaferler camianın en büyük tesellisi... MALİ YAPI Kulübün hep tartışılan borçlanma yapısı, geçmişten kaynaklanıyor. Borçlar genelde uzun vadeli olduğu için, artarak devam ediyor. Bunu bir dönemde hangi yönetim gelse sıfırlayamaz, hatta makul düzeye indiremez. Bu, yavaş ve oluşturulacak kriz yönetimi ile uzun vadede çözülecek bir durum. En önemlisi, gelir-gider dengesini iyi kurmak... VE FUTBOL... Yeni yılda yeni atılımlar olacak. Öncelikle kadro indirilecek, ama 11’de fazla değişiklik yapılmayacak. Yeni sezona ise yeni yüzlerle girilecek. Kleberson hariç diğer yabancılar gönderilecek. Genç ve başarıya aç isimler getirilecek. Yıl içinde büyük başarılar kazanılmayacak, ancak kimseden de ses çıkmayacak. Çünkü geleceğe yönelik dev atılımlar yapılacak. Beşiktaş elbette şampiyonluğa oynayacak, fakat bunu, ‘bu sene olayım da ne olursa olsun’ mantığı ile yapmayacak.