Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

04 Aralık 2016 Pazar
Evrak memuru!

Gündemi en çok meşgul eden menacerlik idi. 2. Başkan Murat Aksu’nun kararı ile Ali Gültiken bu göreve getirildi. Ama kağıt üstünde...

19 Haziran 2006, Pazartesi Yorum Yaz
A+ A-

Çünkü Gültiken’in hiçbir etki ve yetkisi yok. Tıpkı, daha önce Tayfur Havutçu - Sinan Serhatlıoğlu ve ardından da Mehmet Ekşi’nin yaptığı gibi. Ekşi, teknik direktör, Ali Gültiken gibi. Yani işi daha çok saha içi ile ilgili. Fakat o sadece seyirci kaldı. Tıpkı Gültiken’in de kalacağı gibi! Beşiktaş’ın menacerlik için görev tanımı şöyle; futbolcuların kaynaşması, herhangi bir sorunda üst yönetim ile diyaloğa geçmesi için aracı olma. Kamp, seyahat, otel organizasyonlarının düzenlenmesi. Tesislerdeki gerekli ortamın sağlanması, teknik heyete yardımcı olunması. Medya ilişkilerinde sorumluluk alınması. Ancak kağıt üstündeki bu görev tanımına uygulamada yer yok. Çünkü, Tigana maç toplantısı dahil hiçbir teknik olaya kimseyi karıştırmadı, karıştırmaz da. Kamp, otel, uçak gibi konuları zaten sportif direktör Erdil Arpacı ve BJK Travel yapıyor. Menacere kalan tek görev ise oyuncu değiştirilirken; 4.hakeme yazılı belgenin sunumu. Evet hepsi bu. Oysa Beşiktaş’ın önünde bu konda hem de Trükiye’de bir ilk olan Sinan Engin örneği var. Burda konu Engin ya da başkası değil. Yapılan uygulama ve alınan sonuç. Serdar Bilgili yönetimi, her kesimin tepki göstermesine rağmen Engin’in menacerliğe getirdi. Ardından yönetime davet edip, “Futbol ile ilgili A’dan Z’ye tek yetkili sensin. İstediğini al, istediğini sat. Paraları sen belirle. Prim ver ceza kes. İdmandan, seyahate, özel yaşantıların takibinden, soyunma odasına kadar herşey sana emanet. Teknik heyet senden habersiz bir adım bile atmayacak. Her konuda arkandayız. Ancak sezon sonu gelip hesabını burda sorarız..” dediler. Bu yetkiler ile donaltılan Engin, Lucescu’ya onay verdi. Başta İlhan, Cordoba, Tümer, Pancu, Nouma, Giunti gibi tüm transferleri bizzat kendi yaptı. İçerdekiler ile pazarlıklar ve anlaşmaları da. Yeri geldi menacer, yeri geldi teknik direktör, hatta başkan ve futbol şube sorumluluğuna soyundu. Basına olay sözler söyledi, federasyon, hakemler ve rakipler hakkında cesurca konuştu. Öyle sivrildi ki herkesin önüne geçti. Ve ne olduysa burda oldu. Takım 11 puan öndeyken, menacerin yetkileri paylaşılmak istendi. İç kavga hortladı! Sonuç şampiyonluk satıldığı saçmalğına kadar uzadı. Yetkisiz Gültiken, bu çark içinde ‘evrak memurluğundan’ başka birşey yapamaz. Bu herkes için geçerli. Oysa, Galatasaray’da Adnan Sezgin olayı var. Yönetime düşen herşeyi göze alıp yetki vermesi lazım. Öyle günü kurtarmak için, Gültiken’i kulüp müdürü gibi tesislere dikmek takıma birşey kazandırmaz, hatta kaybettirir. Bu arada ocak ayında Engin’in yeniden göreve getirileceği artık dillerde. Ama bu şartlarda kim gelirse gelsin sonuç değişmez. BAŞKAN SÖZÜ Yıldırım Demirören, “İki tane kaliteli yabancı alacağım” dedi. Bu söz camia için yeterli. İsimler belli. Delgado, Insua ya da Gallardo. 10 numara bunlardan biri olacak. Sol kanatta liste kabarık. Killy Gonzales, Kapo, Gilberto, Robert ve Lopez... Haydi başkan acele et!