Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

10 Aralık 2016 Cumartesi
Burak Yılmaz

Her maç; İnönü Stadı’nın oyuncu çıkış kapısında bekleriz. Genelde Burak ilk çıkan isimlerden olur.

23 Nisan 2007, Pazartesi Yorum Yaz
A+ A-

Her maç; İnönü Stadı’nın oyuncu çıkış kapısında bekleriz. Genelde Burak ilk çıkan isimlerden olur. Saygısı, kişiliği yaşına göre inanılmaz oturmuş. Selam verir, hal hatır sorar hatta eleştiri dinler. Medeniyet gereği konuşur. Güler... Bazen de sıkıntısını dile getirir ve giderdi. Gözleri ışıl ışıl parlar, yüzü hep gülümserdi. İçinde fırtınalar kopsa bile! Antalyaspor maçı sonrası ise gözlerime inanamadım. Burak, ‘mavi tren’ gibi vınn diye uçup gitti kapıdan. Kafası yerde. Gözleri kapanacak gibi çökmüş. Yüzü sapsarı, morali sıfır. Sanki adli suç işlemiş gibi kaçarcasına. Yüzünü, kendini gizleyerek, koşarcasına... Hemen şunu belirtelim, Burak’a çok haksızlık ediliyor. Hatta dilimiz, konumumuz elvermiyor yapılanlara isim koymayı. Bu çocuk Real Madrid, Chelsea, Barcelona, Bayern Münih gibi takımlardan gelmedi. Hatta o kulüplerin önünden bile geçmedi! Avrupa patenti yok. Bunu da bir kenara koyalım. Sıradan bir Süper Lig takımında bile oynamadı. Ya bu çocuk geçen yıl bu zamanlar İkinci Lig’de oynuyordu. Ne adını bilenimiz vardı, ne de sanını. Bu çocuk daha bir yılı bile doldurmadı. Ancak televizyonda gördüğü futbolcularla şimdi yanyana oynuyor. Yine ekranlarda büyük bir gıpta ile izleyip hayran kaldığı taraftarların önüne çıkıyor. Bu çocuk hem de hiç alışık olmadığı sol ve sağ kanatlarda oynatılıyor. Futbolun beşiği İngiltere’de bir oyuncunun adaptasyon sorunu en az 2 yıldır. Orada tölerans, anlayış gösterirler. Destek olurlar. Paçavra gibi kenara atmazlar. Böylesine duygusal ve pırıl pırıl bir gence iki hata yaptı diye, yapılanlar kabul edilir gibi değil. Şundan eminim. Burak hata yapınca alkış alsa inanın uçup gider. Öyle bir hale geldi ki topu ayağına almadan ürkmeye başladı. Çünkü rakip oyuncu gibi topla her buluştuğunda uğultu başlıyor. Çok ayıp, yazık günah. Daha işin başında olan Burak’ı kurtarmak tribünlerin işi. Burada tribün liderlerine ve başta Alen Markaryan’a büyük iş düşüyor. Elin adamı çekip gidiyor. Bir diğeri takımı sabote ediyor. Hatta satıyor adeta! Burak’a sahip çıkalım hep birlikte. Dün İbrahim Akın. Bugün Burak, yarın bir başka genç yetenek. Bunları idam etmek çok kolay. Ama başka İbrahim’ler, Burak’lar yok ki! Eğer Murat tek bacakla futbol yaşantısını riske atıyorsa... Üzülmez iki idmanla oynayacağım diyorsa... Ayağına basamayan Koray takımdan ayrılmıyorsa... Büyük özveri ile Toraman, Zan formasını bırakmıyorsa burada paradan çok gönül işi var demektir. Burak’ı sevgiden ve de anlayıştan mahrum etmeyelim. BOLİÇ AÇIKLASIN! Elle atılan golleri, rakip kaleciye yapılan faulün penaltıya dönüşmesini. Verilmeyen kırmızı kartları falan bir kenara bırakalım. Şu Hasagiç olayı kafama fena takıldı. Bu oyuncunun menaceri eski Fenerbahçeli futbolcu Elvir Boliç. O en iyisini bilir. Boliç açıklasın. Bu kaleci nasıl oluyor da, aynı sezonda Fenerbahçe ile yapılan kupa ve lig maçlarında forma giymiyor. Ve Antep üç maçı da kaybediyor. İbrahim Kızıl ile Erdoğan Arıca’nın kılı kıpırdamıyor! Ve Beşiktaş; eğer Runje’ye bir daha forma verirse harakiri yapar. İşte Murat tek ayakla takımı kurtardı. Arkasında gençler bekliyor. Hem de, ihanet edecek, takımı satacak, sabote edecek gibi değil. Aslanlar gibi duruyor!..