Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

04 Aralık 2016 Pazar
Böyle gitmez!

Futbolcular uzun süredir devam eden sistemin, son dönemde bozulmasından yana çok rahatsız. Ya eskiler yeniye ya da yeniler eskiye uydurulmalı. Aksi halde sezon öncesi yaşanan bu problemlerin önü alınamaz.

20 Haziran 2007, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Rüştü’ye var da bize yok mu! Dün bütün gün Beşiktaşlı futbolcular telefondaydı. Önce yeni transferleri sordular. Genelde görüşler olumlu. Ancak görüşmelerin gerçek nedeni elbette bu değildi. Hepsi, basından takip ettikleri kadar transferdeki değişimi konuşuyordu. “.... Abi Rüştü ve Mehmet Yozgatlı’nın alacaklarının garanti olduğu kesin doğru mu?..” türünden sorularla bilgi edinmek istediler. “Evet, doğru. Zaten kulüp borsaya bu şekilde bildirdi” ifadesini kullanınca önce bir duraksama... Ardından, büyük haksızlık var ortada diyerek gelen serzenişler... Haklılar... Hem de yerden göğe kadar. Burada Rüştü’ye, Mehmet’e ya da Tello’ya kimsenin söylediği laf yok. İsteyip almışlar. Sorumluluk yönetimde. Yönetimin çıkıp da, “Kulübü biz yönetiyoruz. İstediğimize istediğimizi veririz” deme hakkı ne kadar var, tartışılır. Elbette karar organı olarak bunu yaparlar. Ancak bu büyük sorun olacak. Şikayetlere devam edelim “Bizimle masaya oturup, ‘bizim evladımızsınız. Yüzde 30 garanti, gerisi maç başı’ diyorlar. İmzayı basıyoruz. Yönetim, yıllardır süren sistemi Rüştü için değiştiriyorsa bu sorun olacak. Şimdi bize düşen başkanla direkt konuşup bu adeletsizliğin ortadan kaldırılması. Maç başı sistemi, oyuncuyu teşvik eder. Hepsi garanti olunca futbolcu işi hafife alır. Bunu bizzat biz diyoruz. Bu durum yabancılarda bile uygulanırken, Fenerbahçe’den gelen arkadaşlar için değiştirilmesini kesinlikle kabul etmiyoruz. Biz hem maç başı, hem de 5-6 ay gecikmeli ödeme alırken, birkaç kişinin garanti ve zamanında alması büyük problem. Bu sahaya da yansır. Bunu ortadan kaldırsınlar. Özel olarak birşey istediğimiz yok. Ancak herkes eşit olsun...” Yol yakınken dönün Bunlar oyuncuların şikayetleri, yazılabilen tarafları. Bir de madalyonun bizde kalan bölümü var ki... Dediğimiz gibi, yönetime düşen, yol yakınken, bu yanlış tutumdan vazgeçmesi, takım içinde ayrıma son vermesi. Ya yeni gelenler eskiye uydurulmalı ya da eskiler yeniye çevrilmeli. Bir de oyuncular arasındaki uçurum çok derinleşti. Elbette futbolcunun kalitesine, takıma katkısına göre ödeme yapılır. Bu dünyanın her yerinde aynıdır. Ancak genelde aynı özellikleri olan futbolcular arasında bu kadar fark oluşu başka bir problem yaratacak. Zaten Bobo 900 bin dolar maç başı alacağını sürekli masaya getiriyordu. Sayı daha da artacak. Makelele yeter! Kaleci Runje’nin gönderilmesi geç kalınmış bir operasyondu. Hırvat eldiven ile Beşiktaş’ın kanı uyuşmadı. Rüştü tecrübesi ile bir şanstır. Milli Takım’da Fatih Terim’in en güvendiği isimlerin başında geliyor. Ayrıca ikinci kez şanstır. Genç Hakan’ı, yerine veliaht olarak yetiştirecektir. Şu da bir gerçek Ertuğrul Sağlam transferleri diğer yöneticiler gibi basından öğreniyor. Yani transferlerde söz hakkı yok. Yönetim bunu, “Aldığımız isimlere dünyanın en iyi hocaları bile hayır demez” mantığıyla savunuyor. Bu bir tarzdır, saygı duymak lazım. Ancak hala daha defansa transfer düşünülmesi çok saçma ve mantıksız. Kale artık emin ellerde. Makelele’yi parayı verip getireceksin. Hem renk, hem de inanılmaz bir oyuncu. Ön liberoya koyunca Koray ve Serdar boşa çıkıyor. Al sana aslan gibi iki savunmacı. Her iki kanata Tello ve Mehmet takviyesi yapıldı. Alternatif de var. Burak da gerçek yerine dönebilecek, Delgado da... Geriye kalıyor santrfor. Bu takımın çok iyi bir golcüye ihtiyacı var, geriye değil. Taraftar zaten muhteşem, hocaya da iş kalmaz!