Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

03 Aralık 2016 Cumartesi
Böyle ceza olmaz

Samet Aybaba’nın açıklamalarına inanılmaz tepkiler aldık. Aybaba’ya olan önyargının ortadan kalktığını gördük. ‘şu hoca gitsin, bu gelsin’ gibi bir talebimiz asla olamaz.

28 Aralık 2006, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

Ancak ortada görünen köy var. Artık testi kırılmış. Yönetim ile hoca, medya aracılığı ile birbirine göndermelerde bulunuyor. İnternet sitesi, kulüp ve Tigana’nın açıklama tahtasına dönmüş. Bir de noter tastikli sorgulama var. Durum: Arapsaçı. Murat Aksu, futbolcular ‘Biz istediğimiz hocayı göndeririz’ düşüncesine sahip olmasın, futbolcuya dayalı düzen kurulmasın diye Tigana ile sezon sonuna kadar devam edeceklerini söyledi. Kendine göre haklı yönleri olabilir. Ama şu unutulmamalı, zamanında göndermezsen, elele verip gidersin. Bugün yüzüne gülenler de, o zaman arkandan teneke çalar! Aybaba’nın kariyeri ortada. Beşiktaş patentli kupalar kazanan tek hoca. Öyle para pul, tazminat, vergi gibi yükü olmaz. Transfere bunca para yatırıp, sonra adamları başka yerlerde deneyip mali külfet de. Başkanın, Aybaba’nın sözlerini bir kez daha gözden geçirip ona göre karar vermesi camianın beklentisi. Gerçekler ortada, artık kantarın topuzu başkanda. Umarım, ‘Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar’ yanlışı sürdürülmez! Böyle yönetim olmaz! Daha önce Serdar Bilgili’yi uyarmıştık. “Rakibin yok, tek liste olarak seçime giriyorsun, belli kesimi değil camiayı tatmin edecek ekip kur” diye. Gelinen durum daha da vahim! Zira, Demirören söylentilere göre önüne gelene yöneticilik sözü vermiş. Ancak başkan bunları yalanladı. “Bir kişiye bile yöneticilik sözü vermedim” dedi. Başkanın sözü senet olsa da, Almanya’da yaşadıklarım olayların saptırıldığının göstergesi. Anlatalım; Bay Arena Stadı’nda basın toplantısı bitiyor. Bir Bayer’li yetkili, stadın protokol salonunda Alman yöneticilerin, Türklere plaket verip başarı dileyeceğini söyleyip nazikçe davet etti. icabet edip gittik. Yöneticilerden, Fikret Ercan, Sinan Vardar ve Süleyman Eren ve üç tane de Leverkusenli idareci hazır. Belli önceden planlanmış herşey. Ama o da ne! Bir de davetsiz misafir var. Bülent Çağlar. İterek resme giriyor. Gözlerimiz fal taşı gibi açılıyor. Bu nerden çıktı diye. Ercan, Vardar ve Eren ters ters bakıyor ama nezaketen bir şey demiyorlar. Fotoğraflar çekiliyor, Alman yetkili yöneticilerin isimlerini almak için, Çağlar’ın yanına yanaşıyor. Çağlar kendisini de yönetici olarak listeye yazdırıyor. Birebir yaşadığım bu durumu yöneticilere soruyorum; “Ne yapalım otelde peşimize takıldı. Bu da yöneticilik sözü aldığını söyleyenlerden” diyerek alaylı cevap veriyorlar. Çağlar, halen yönetimde olan ancak toplantılara katılmayan Can Akın Çağlar’ın kardeşi. ilk dönem sahibi olduğu Serencebey gazetesinde; başkan, ve kardeşinin de içinde bulunduğu yönetime, onlara destek olan gazetecilere akla hayale gelmeyen, iftiralar, hakaretler ve yersiz eleştirilerde bulunmuş daha sonra çark edip tam tersine yayın yapmıştı. Durumu başkana söyledim, ‘Kesinlikle bu kişiye bile söz vermedim’ dedi. Başkana inanırım. Yoksa yönetici olmak için, gazete çıkarıp, binbir suçlama ile koltuk alınmaz!