Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

21 Ocak 2017 Cumartesi
Beşiktaş’a genel bakış

Önce Beşiktaş’ın bir fotoğrafını çekelim: Sezon başında yapılan transferlerle (özellikle yabancılar) şampiyonluğun en büyük adayı olarak gösterildi. İnönü’de ligin ikinci haftasında kazanılan Denizli maçı sonrası şampiyon belirlenmişti(!), ikincilik için tahminlerde bulunuluyordu! Hal böyle olunca, ayaklar daha ilk haftalarda yerden kesildi.

23 Ekim 2005, Pazar Yorum Yaz
A+ A-

Ardından istikrarsızlık aldı başını yürüdü. Ve geçmişte olduğu gibi yine kafalarda ‘acaba’ takıntısı vizyona girdi, güvensizlik başladı. Bugünlerde teknik heyet değişikliği yaşandı. Bu değişim üç gün içinde takıma inanılmaz şekilde yansıdı. Sistem, oyun anlayışı, kazanma isteği ile aslında Bolton maçı çok farklıydı, ama bu da taraftara takıldı. Taraftara bir sözümüz olacak... Başarıda takıma destek vermeleri gibi başarısızlıkta tepki göstermeleri de gayet normal. Ancak bunun ölçüsünü iyi ayarlamak şart. Üstelik şunu da unutmamak gerekir; sahada Real Madrid, Barcelona ya da Chelsea yok! Kaldı ki, bu takımlar bile yıllardır çok çalkantılı dönemlerden geçtiler. Acı ama gerçek Konya maçı öncesi takımda tam 8 eksik var. Futbolda sakatlıklar elbette yaşanır, ancak aynı anda 8 eksik de kafaları karıştırır. Bunun en belirgin nedeni, antrenmanlar. Zira, bu takım kamp dönemi dahil iyi çalışmadı. Çok ve ağır idmanlar yaptırmak, yeterli ve doğru antrenman yapmak anlamı taşımıyor. Bilinçli, bilime uygun ve aynı zamanda uygun zemin ve zamanda çalışmak şart. Bu konuda eski yönetici Prof. Mete Düren, yönetime ayrıntılı rapor verip uyarılarda bulundu. Buna örnek olarak da Ailton’un Rize maçı öncesi ısınırken sakatlanmasını göstermiş. Düren hoca haklı. Sergen, Okan, Gökhan, İbrahim, Tümer, Ali Güneş, Pancu hep adale sorunu yaşayan oyuncular. Takımda kaleciler dahil sakatlık yaşamayan da yok ayrıca. Oysa bu durum diğer takımlarda yok denecek kadar az. Beşiktaş bütün bu olumsuzluklara rağmen her iki maçta da Konyaspor’u yenecek kapasitede. Ve en büyük avantajları da iki maçın da deplasmanda olması! Mehmet Milne! Beşiktaş’ın en zor döneminde takımın başına kimin geçeceği konuşuldu. Bırakın eski futbolcuları, yabancı hocalar bile bu durumda ağır yükün altına girmemek için bin dereden su getiriyorlar! Ancak Kıvanç Oktay’ın bir telefonu ile birlikte Mehmet Ekşi ve Ulvi Güveneroğlu soluğu Ümraniye’de alıp ateşten gömleği giydi. Hem de hiç bir beklenti içinde olmadan. Ve Bolton maçında gördük ki, eldeki mevcut kadrodan en iyi seçimi yapıp sahaya sürdüler. Geçici de olsa Ekşi takımı çok iyi yönlendirdi. Bu hoca, Altyapıda niye atıl duruma düşürüldü? Taa İngiltereler’e gidip, emeklilik yaşantısına başlayan Gordon Milne yerine, futbol bilgisi, tecrübesi, aklı, zekası ve en önemlisi gerçek Beşiktaşlılığı ile Ekşi, Gordon’un üstlendiği görevi fazlası ile yapamaz mıydı? Elbette yapardı. Hem de alasıyla. Ama maalesef o da bir Türk!