Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

27 Mayıs 2017 Cumartesi
Başkanın son seçimi!

“Yıldırım Demirören görevde bulunduğu süre içinde kritik hatalar yaptı ve artık kredisi tükendi. Yapacağı hoca tercihi Demirören’in de kaderini belirleyecek”

22 Ekim 2005, Cumartesi Yorum Yaz
A+ A-

Yıldırım Demirören, olağanüstü seçim ile göreve geldi. Doğal olarak olağanüstü şartlar içinde icraatlar yaptı. Demirören ve ekibi tesisleşme, idari yapılanma, amatör branşlar ve mali konularda kulübün önünü açan, büyük ve çok önemli işlere imza attılar. Ancak futboldaki başarısızlık, bütün bu güzelliklere gölge düşürdü. Bugünlere gelinmede başkan üç önemli hata yaptı. İlki; kendi deyimi ile Del Bosque gibi bir değeri göndermekti... Fenerbahçe yaktı İkincisi; Rıza Çalımbay’ı getirmekti. Çalımbay; Beşiktaş’ın yükünü kaldıracak yeterlilikte değildi çünkü. Üçüncü hata da yine Çalımbay var. Geçtiğimiz sezon alınan Fenerbahçe galibiyeti sonrası Çalımbay ile yola devam kararı alındı. Oysa ligde ve Avrupa’da tüm hedeflerinden uzaklaşmış Beşiktaş’ın çıkışı normaldi. Takım rahat, rakipler de aynı rahatlıkta olunca suni bir grafik yükselmesi oldu. Çalımbay’a transferde tam yetki verip, ardından gidişatı görüp yetkinin geri alınmasına rağmen artık çok geçti. Sadece teknik direktör değil! Demirören başkanlığındaki yönetim bu kez son ve en ciddi seçime gelmiş durumda. Çünkü gelinen noktada Beşiktaş takıma teknik direktör almayacak! Yeni hoca kulübün çok şeyi değil herşeyi olacak. Ligdeki düşüş, yaşanan anlamsız sakatlıklar, taraftar baskısı, yönetim rahatsızlığı, menacer ve transfer gibi futbolun içindeki ve dışındaki tüm olayların üstünde olacak. Daha başka bir deyişle herşeyin önüne geçip, Kartal’a yeni bir sayfa açacak. İsimler ele veriyor Yeni hoca için geçen isimlere şöyle bir bakalım. Alman patentli; Heynkes, Schaefer, Topmöller, Rehhagel, Hitzfeld.. Fransızlar; Le Guen, Santini, Tigana, Metsu ve Troussier. Danimarkalı Olsen ve İtalyan Raineri.. Ve son olarak gündeme gelen Hagi ile zaten hep var olan Rumen Lucescu... Adı geçen hocalara baktığımızda karşımıza farklı görüntü çıkıyor. Beşiktaş’ta, yönetimin önünü açacak, taraftarın tepkisini kesip yeniden umutlandıracak, Avrupa’dan istediği futbolcuyu alacak olanlar sayılı. Le Guen, Rehhagel ve de Schaefer öne çıkan isimler. Zira Olsen ve Metsu’nun milli takım dışında başarısı yok. Hitzfeld’in sağlık sorunu var. Raineri ve Troussier değişik düşünceler içindeler. Şahsen Schaefer tercih etmek lazım diyorum. Alman hoca tam Beşiktaş’a göre. Renkli kişiliği, karekteri geçmiş başarıları ile aranan kan. Ve Başkan Demirören, böyle bir isim yerine; adı sanı duyulmamış sıradan bir isme takımı emanet ederse, bu kez hatasını telafi etme şansı ve zamanı da bulamaz. Zaten bu düşünce içinde olan Başkanın çok seçici olması, olayın ciddiyetinin farkında olduğunun göstergesi. Hadi hayırlısı!. İstifa ne getirir? Beşiktaş taraftarı bir kısım muhalefet ve gazeteci, yönetimi istifaya davet ediyor. Bu duruma da alışır hale geldik. Süleyman Seba ile başlayıp Serdar Bilgili ile devam eden kan değişikliğinden sonra yeniden tekrarlanan kör düğüm. Yönetim istifası; kongreye 14 ay kala Beşiktaş’ı kaosa sürükleyip çok gerilere götürür. Kaldı kı, seçilmişleri istifaya davet etmek ancak kongre üyelerince yapılmalı. Çünkü yönetim koltuklarını dolduranlar, her kim olursa olsun, seçim ile geldiler, öyle de gitmeliler.