Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

26 Temmuz 2017 Çarşamba
Başkana düşen!

Yıldırım Demirören’i bu durumlara getiren olaylara şöyle bir göz atalım. Atalım ki, başkanın hangi ruh hali içinde olduğunu daha iyi anlayıp olayları daha iyi tahlil edelim.

22 Kasım 2005, Salı Yorum Yaz
A+ A-

Beşiktaş’ın 100. yılda gelen şampiyonluğunda Başkan Serdar Bilgili, Demirören’i tam ve tek yetkili olarak takımın başına getirmişti. Lucescu, Sinan Engin ve oyuncular arasında inanılmaz bir ilişki kurulmuş ve bu anlamlı yılda şampiyonluk gelmişti. Ancak başarısızlıkta ortada kimse gözükmezken, başarıda paylaşımcıların sayısı rekor düzeydeydi. Onursal Başkan Süleyman Seba döneminde de olduğu gibi futbol şubesi sorun oldu. Yıldırım Demirören ve Kıvanç Oktay tatil için gittikleri Cannes’da görevlerini bıraktılar. Ardından Bilgili başkanlığında oluşan yeni yönetim, 11 puan farktan şampiyonluğun gitmesi karşısında, bahane aramaya başladı. Ve İnönü’deki Fenerbahçe yenilgisi sonrası küfürü bahane edip görevden kaçtı(!) Bilgili’nin bu tutumu öyle bir tepki aldı ki, artık camiada istenmeyen top 10 listesinin zirvesindeki yerini koruyor! Demirören’in binbir sıkıntılar içinde olduğu ortada. Mevcut yönetim her ne kadar paylaşımcı olsa da, icraatta faal değil. Tesisleşme, idari ve mali konulardaki iyileştirmeler, amatör branşlardaki başarılar kaydadeğer olsa da, futboldaki bunca yatırıma rağmen gelmeyen başarı başkanın işini zorlaştırdı. Moralini bozdu, aile yaşantısını dağıttı hatta sağlını da. Demirören’in kendi deyimi ile “oyuna getirilip” yansıtılan görüşleri kabul edilir gibi değil. Sayın Başkan, Beşiktaş koltuğu Başbakan’dan sonra bu ülkenin en önemli 10 makamından biridir. Öyle ofis koltuğu yerine konulamaz. Her canı sıkılan, morali bozulan bu koltuğu bir kenara atma lüksüne sahip değildir. Hele hele bırakıp kaçmak size hiç yakışmaz. Sadece Beşiktaş değil, Türk spor camiası sizi, saygılı, uyumlu, kavgasız ve birleştirici bir güç olarak görürken, bu şekilde ortaya çıkmanız yanlış. Ancak önemli olan bu yanlıştan dönmeniz. Sebep, neden her ne olursa olsun devam kararı almanız Beşiktaş ve sizin önünüzde yeni bir yol açtı. Bu da sizi daha verimli çalışmaya itecek, az hata yapmaya itecektir. Ancak bunun da bir koşulu var. Konuşmanızda bahsettiğiniz olayları, kişileri deşifre etmezseniz bilesiniz ki, inandırıcılığınızı yitirip, altında ezilirsiniz. Beklenen ‘temizlik operasyonu’ başka türlü gerçekleşemez. Ve gelelim kötü gün dostlarına. Her kötü dönemde ortaya çıkan menfaatçılara sormak lazım. Diyelim ki, olağanüstü seçime gidildi. Bir yıllık süre için kim kendini ateşe, atar? Ne gibi icraatlar yapar. Kulüp karanlığa mı, yoksa aydınlığa mı çıkar? Ama bunlar sizin umrunuzda değil ki. Tek düşünceniz Beşiktaş maskesi altında rant kapısını aralamak. Burada en güzel ve olgun davranışı taraftar gösterdi; ‘taraf’ olmadı. Zira yönetimler kongre ile gelir ve giderler. Çünkü seçim öncesi bir dizi vaad ve programlarla oy isteyip görev aldılar. Bunun hesabını da ancak kongre de verirler. Sizden de beklenen budur sayın başkan!