Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

10 Aralık 2016 Cumartesi
Zaten garantiydi!

Adnan Polat nasıl bilmez hayret doğrusu. Oysa Galatasaray yöneticileri Şükrü Saracoğlu Stadı’na gittiklerinde hayatları zaten garantiydi. Sağolsun Gerets ürettiği kadroyla, hiç kimsenin canının yanmaması adına tüm önlemleri almıştı! Yılların deneyimli yöneticisi, sahaya çıkacak 11’in başına gelecekleri, daha işin başında kestiremediyse, eyvahki eyvah. Gelecek sezon da Sarı-Kırmızılı camia adına kaos, bozgun ve üzüntüyle geçecek demek ki...

26 Nisan 2006, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

“Hayatta hiçbir şey raslantı değildir” derler ya! Doğru. Yönetim Kadıköy’e üzerinde ‘OKUL TAŞITI’ yazan bir minibüsle gitmiş. Televizyonda gördüm, düşündüm: “Demek ki içeride öğrenme ihtiyacı olanlar var!” Sonra kendi kendime ne dedim biliyor musunuz: “Seneye öğrenir de gelirsiniz inşallah.” Ama gelişmeleri izliyor ve bunun pek mümkün olamayacağını şimdiden görür gibi oluyorum. Desenize ‘Kadıköy Okulu’ ve ‘Okul taşıtı’ bile nafile. Galatasaray neden yenildiğini irdeleyeceğine, Polat önderliğinde fuzuli işlerle uğraşıyor. Bir kamyon demecin ardından ne olacak? Gelecek sene yine aynı rezillikler yaşanacak. Eğer Fenerbahçe kritik yerdeyse, Aziz Yıldırım ve ekibi için herşey mubahtır. Bu realite Meydan Larousse’a bile geçti de, haberleri yok. Mustafa Denizli boşuna mı, “Yüzde 51 Fenerbahçe” demişti. Sadece deneyimli. Bir sezon boyu o işlerin içindeydi. Başkan ne demiş? “Ne? Bizi Denizli mi şampiyon yaptı? Anlayamadım!” Başkanın anlayamadığını, elbette kimse anlayamayacaktı! Saha dışı işleri halledilmeden, şampiyonluğun kazanılamayacağı söyleminde olduğu gibi. Yöneticiler, Fenerbahçe yenilgisi ve nedenlerini doğru irdelemeli. Milli Piyango’nun büyük ikramiyesinden farksız ele geçen şampiyonluk şansının, nasıl beceriksizce kaçırıldığını da tespit edebilmeli. Onların “Elimizi sıkmadılar” diye şikayet ettikleri yerde, Galatasaraylı taraftara gavur eziyeti çektiriliyor, pusudan farksız ara sokaklarda acımasızca dövülüyor, görevli polisler de maalesef seyrediyordu. Sayın Muammer Güler ve Sayın Celalettin Cerrah... 4 bin polisin ne işe yaradığını merak ettim doğrusu. Korumasız şekilde Fenerbahçeli bir kısım taraftarın içine salınan Galatasaraylı gençler ve onlarla, “Tohumunuza para mı verdik, ne işiniz var burada?” felsefesiyle(!) ilgilenen bıkkın polisler. Ne oldu? Kim yapmaya niyetlendiğinden geri kaldı? Stadyuma gelen 15 kişilik Galatasaray formalı bir grup dışında nasiplenmeyen kaldı mı? O arkadaşlar nasıl oldu da özgür ve rahattı, diğerleri neden ırgalandı? Cevabı bulursanız, sorunlarla ilgili bir kısım çözümü de bulursunuz, Sayın Valim, Sayın Emniyet Müdürüm. Gerets’in geçmesi gereken hiçbir maçı geçemediği realitesinin örneklendiği, bilmem kaçıncı gece sonrasında bile, futbol arızalarına değil de, başka taraflara bakan yönetim anlayışı erken iflasın ilanı işaretidir. Şimdiden uyarıyorum: “Başarı, hikayelerin değil, realitenin peşine düşülürse gelir” Galatasaray, ‘bisiklet tepesinde, motosiklet sürücüsünü yakalarım’ zanneden anlayışla sahaya sürülemez. Mavnadan farksız savunma yapısıyla, sürat teknesi çabukluğunu zaptedemezsiniz. Bunu düşünemeyen teknik adama maç öncesi “DUR” demezseniz, sezon sonuda “DUR” diyemezsiniz. Bazı kritik oyunlarda rakibin iki veya üç kişi fazla oynadığını çözemezseniz, zaten siz de iflah etmezsiniz!