Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

26 Temmuz 2017 Çarşamba
Vaktimiz var...

İç karartan bir cumartesi gecesiydi. Önce milli takım, sonra Sinan Şamil Sam... Sonuçlar karabasandan farksız oldu. Sabahın erken satlerinde, içimi rahatlatan bir formül ve iki tablet yatıştırıcı uyumamı sağladı.

14 Kasım 2005, Pazartesi Yorum Yaz
A+ A-

Evet zafer için vaktimiz var. Eminim. Boksörümüz ve futbolcularımızın kalitesi belli. Sportif yarışlarda her sonucun olabileceği realitesini de kabullenmeliyiz artık. Kazanmak gibi kaybetmek de var. Var ama biliyorum ki vaktimiz de var. Sinan Şamil çok genç, üstelik deneyimli. Gücü de belli. Yani? Telafi olanağı var, hem Sam, hem futbolcularımız için. Çocukların yerden yere vurulduklarına bakmayın. Türkiye’yi şu finale taşıyan, başkaları mı? Bize orada yapılanlar yanlış ötesi. Peki yeterli mazeret mi? Asla değil. Değil de, bir 90 dakika daha var. Futbol, bir dakikaların dahi nice sürprizler ürettiği bir şaheser, zaten o nedenle böylesine güzel. Dakikalara sıkışan zaman süreçlerinde ne büyük sevinçler, nice üzüntüler yaşamadık mı futbol dünyasında. Ben sevinç bekliyor, evlatlara da güveniyorum. Şu iyi bilinmeli, Kadıköy gecesi, bir intikam senaryosunun sahneye konduğu platform değil, akılcılığın, sabrın ve insan kalitesinin örneklendiği zenginlik olarak yaşanmalı. Bu tarz, skor başarısında olmasa da, Türk insanı değerlerinin bir kez daha belgelenmesi yolunda seçilmesi gerekli en doğru yoldur. Avrupalı denilen kimliğin hiç yabancısı değilim. Bu fotoğrafı, burada sizlerle defalarca paylaştım. Kimi ‘Şövenist’ kimi ‘Uygarlık düşmanı’ dedi. Dedi de, hep haklı çıktım nedense! İsviçre vakası, iddiamın canlı gösterisidir. Onlar variyetleri için, her yolu mübah sayar. Geçmişte çok yaşamıştık, yine yaşayacağız. Hakemlerimizin ne yaptığını anlatmaya çalışırım her hafta. TFF ve MHK anlamamakta(!) ısrarlıydı, Michel Lubos net anlattı. Hikmet Karaman hep Fatiha(!) okurdu, baktım Yasin(!) terennüm etmeye başlamış! Maçın bütün kabahatini bir futbolcuya yükleme gayretkeşliği, teknik adam sıfatına yakışır mı? Nasıl bir bakış açısı, hangi köşeden seyretmektir bu? Köşe değişince bakalım ne olacak! Bazılarının futbol oyununu konken, çanak, domino, okey, papaz kaçtı etkinlikleriyle karıştırdığından hiç şüphem kalmadı. Bu nedenle onların da tek adama sallama hafifliklerine karşı, sadece gülümseme hakkımı kullanıyorum. Fatih Terim’in büyük deneyimi, hırsı ve bilgisiyle bu zorlu sınavı aşmasını bekliyorum. İsviçreliler’in baskı ve sıkıntıda nasıl paniklediklerini, yetersizliklerini iyi tespit edip değerlendireceğine de inanıyorum. Türk futbolu Bern’deki 90 dakikaya sığmaz. Bu gerçeği tüm Dünya’ya haykırma fırsatımız var. Vaktimiz de var. NOT: Duygun Yarsuvat’a soruyorum. Cevabını köşemde aynen yayınlayacağım... AIG’den maaşlı gözüküp, 10 bin doları kulüp kasasından her ay alan kimdi? Sözde ASY inşaatı kontrolörü gözüküp, yine kulüpten iki bin dolar maaş alanlar kimlerdi? Ankara’dan aydan aya maaşını almaya gelen kulüp müdürü kimdi? Çobanlı ve Şeren, daha sonra da 130 üye, neden Haysiyet Divanı’na verildi. Galatasaray Spor Kulübü aslında imarethane mi?