ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Sırat köprüsü!

24.12.2005

Galatasaray Kulübü bir kez daha ‘Sırat Köprüsü’ sınavında... Bu vaziyet birdenbire oluşmadı elbette... Yılların ihmali, maalesef boş vermişliği ve sportif kazançların değerlendirilememesi... Faruk Süren döneminin ikinci yılından itibaren hemen hemen aynı şeyleri yazdım ve söyledim; ‘Galatasaray felakete gidiyor!’ Cevap ‘Hayır, Süren’in akıl almaz vizyon zenginlikleriyle uçmaya doğru gidiyor.’ Gerçekten uçuldu ve sonuçta buluştuk! Kontrolsüz, dengesiz ve donanımsız uçuş, yere çakılmayla bitti. Yani? Felaketle... Oysa işaret ettiğim, ayaklar henüz yere basarken, uçulmadan önlem alınması gereğiydi.

O günlerden bu günlere gelinen nokta ne? Galatasaray kazandığı her kuruşu, faiz olarak bankalara veriyor. Yetmiyor! Canavar bitmez, tükenmez iştahla kulübün kanını, canını emiyor, daha da kötüsü sıra mal varlıklarına geliyor. İşin en dramatik yanı, bu faciayı bıyık altından gülerek izleyen ve kendi ikbali için 100 yıllık ocağın sönmesini bekleyen, sözde Galatasaraylılar’ın ortalıkta dolanması. Daha da kötüsü şu halde, hemen tamamının parmak izinin bulunması. Özhan Canaydın’ın hiç suçu olmadığını söylemek mümkün mü? Hayır. Bizzat yaşadığım için, üzerine basa basa söylüyorum. Yönetimde olmadığı dönemde Özhan ağabey, muhasebe tarafından gönderilen yanlış ve peçeli bilgilerle yanıltılmıştır. Başkan adaylığını ilk kez realiteye geçireceği dönemde de, Galatasaraylı büyüklerini dinleyerek vazgeçmiş ve tarihi yanlışa elbirliğiyle imza atılmıştır. O günlerdeki kötü gidişe elkoyma seçimi, durumun böylesine vahim hale gelmesini önleyebilirdi. Galatasaray kimliğini sportif başarı veya başarısızlıklarla tarif edemezsiniz. Bu tarz başkalarınca erişilmesi mümkün olmayan Galatasaray eğitim, kültür ve camia değerlerine, tek kelimeyle hakaret sayılır. Sportif sonuçlar sevinç vesilesi olabilir ama Galatasaraylı’yı asıl onurlandıran, Galatasaraylılar’a mahsus o elit duruş bilinci ve camiaya layık tavrı örnekleme erdemi olmalı. Günümüz sıkıntısı tarif dışı sözde Galatasaraylı portrelerin, ortalıkta kendileri için yapılan abartılı rezervasyonları, kulüp zararı adına kullanabilmeleri zaafiyeti... Rezervasyonlarını korumak, belki de mecburiyetleri sanki! ‘Galatasaray Sırat Köprüsü’nde.’ TOKİ akıllarda soru işareti bırakmayacak bir projeyle Riva’ya talip. Oluşturulan komisyon üyeleri kendilerinden önce, kulüplerini düşünen yapıdaki insanlar. Projeye şiddetle karşı koyanların da, belli çıkar hesaplarıyla Galatasaray’ı değil, kendilerini düşündüklerinden eminim. Bir de ‘hayır’ çıkarsa, arazinin ne hak yere elden gideceğine ve bankalarca el konulacağına eminim. Özhan Canaydın’ın da ‘Galatasaray’a zarar gelecekse, önce canıma gelsin’ dediğini iyi bilen biriyim. Öyleyse yapılması gereken ve Galatasaray’a yakışan ne?

0 YORUM