Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

24 Temmuz 2017 Pazartesi
Sayman usta

Kamyonetimle modern sanayide üstüpü satmaya çalışan bir genç adamken, o da Mercedes-Benz özel servisini yeni açmış, çakır gözlü yakışıklı, yaşı U23 civarında bir ustaydı. Bende o zaman BMC kamyonet var. Onunla işim olmazdı, ama Sayman kasayı yüklü görürse mutlaka bir çuval daha alırdı. Depoda fazlasıyla bulunsa dahi...

09 Temmuz 2005, Cumartesi Yorum Yaz
A+ A-

Neyse, gemişe şöyle bir bakıyor ve en az 25 yıllık bir zaman diliminin su gibi akıp gittiğini görüyorum. İyi insan, iyi dost üstelik te işinin çok ehli. Otomobilimin bakımı için, hiç üşenmem Adapazarı’na, Sayman’a giderim. Neyse, benim emektarda bir arıza belirdi geçenlerde. Otomobilin önü başka arkası başka gidiyor. Arka lastikler zemine tam basmadığı için, kalça kısmı da kendi bildiği gibi sallanıyor. Eskiden göbek saplaması kırık kamyonlar çok olurdu yollarda, yamuk gözükürdü karşıdan... İşte öyle bir şey... Acilen Adapazarı’na gitmeliyim... Sorunu telefonde anlattım... “Abi gel” dedi. “Yahu Sayman bu araba raconumuza uygun gitmediği gibi, orası-burası sallanıyor!” “Sen merak etme, istediği kadar sallansın. Önemli olan senin sürücü olarak dik durman, devam et!” dedi ve ben de o vaziyette yola çıktım, Adapazarı’na ulaştım. Arka rotlar laçka olmuş. Amortisörler de yağ kaçırıyor. Ön helezonlar zaten bozuk! Ben inisiyatifimi ve deneyimimi devreye soktum, orası burası oynasa da 190’ı kazasız belasız servise soktum. Model fi tarihinden kalma olunca iş Leverkusen’deki kardeşim Algın Artar’a kaldı. O parçaları toparlayacak, gönderecek... Sayman da işi bitirecek. Merak ettim elbette... ‘O önü başı oynayan arabanın içinde acaba ben de mi öyle gözüküyordum’ diye... Sordum. Dediler ki, “‘Öyle olsa bunca yolu aşman mümkün müydü? Mutlaka bir yere patlatır, parçalanırdın!” Bizim oralarda bir söz vardır; ‘Adam parmağının ucunda bir parça peynir gördü, kendini mandıra sahibi sanıyor.’ Türkiye’de de sekiz kitap, onbeş ansiklopedi, üç-beş seminer görenler kendini, aynı mandıranın sahibinden farksız zannedebiliyor. Ne yapalım ülkenin makus talihi bu. Ben hayatın tam göbeğinden geldim. İyiyi de, kötüyü de yaşayıp öğrendim. Delikanlılık çerçevesinde de ‘Ah, keşke’ diyebileceğim, yaşamadığım hiç bir olgu kalmadı. Bu nedenle derdimi iyi, üstelik çok iyi anlatırım. Bitmez, tükenmez kültür zenginleri karşısında eğitim vaziyetimiz itibarıyla elbette boynumuz kıldan ince. Bu fakir on yazar veya üç besteci adı bile sayamaz, fakat şu sayfalarda olmaması gereken adap dışı hiçbir kelimeyi de kullanmaz. Ne yamuk ortamlarda ve arabalarda yarım asırdan fazla onca yol gittim, dimdik inmeyi her defasında Rabbime şükürler olsun ki becerdim. ‘Beşiktaş hakemlerle Sakaryaspor’un 6 puanını gasp etmiş, belki de bu kayıplarla Yeşil-Siyahlılar İkinci Lig’e gönderilmiştir. Galatasaray da futbol dışı işlerle üçüncülüğe itilmiştir’ diyebilecek kadar delikanlı adamlar arıyorum. Sakaryalı Beşiktaşlılar ve Galatasaraylılığı kimseye bırakmayıp şer cepheleri kuranlar da dahil. Var mı yüreği yeten? Bitmez, tükenmez kültür zenginliklerinin devamı dileklerimle!