ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM


YAZARLAR

Sadece hazırlık mı?

10.01.2005

Antalya’da olan bitene, yüzlerce futbol takımının ocak ayı emeklerine sadece ‘hazırlık süreci’ olarak bakarsak, yanılır, haksızlık etmiş oluruz. Yemyeşil sahalar, pırıl pırıl, bakımlı tesisler ve binlerce insanın alın teri... Sonra gündemdeki mutlaka da ders alınması gereken büyük risk altındaki teknik adamların felsefesi... Onlar üretmek, sonuçların da -hele hele beklenmiyorsa-mutlaka hesabını vermek zorunda.

Evet evet... Antalya’nın neredeyse dünya futbolu hazırlık merkezi olması yolunda başkoyan, ömür harcayan onlarca dost var. Arcadia tesislerindeki zenginliğin mimarı Bülent Çimenli de bu kahramanlardan biri. Teknik adamların tek kelimeyle “muhteşem” olarak adlandırdıkları spor kompleksinin mimarı, şimdi de Titanic Otel’i cazibe merkezi yapmak üzere işbaşında. Yıllar önce Çimenli’nin sadece mevcut bir yarı sahadan yola çıktığını ve neler yaptığını yakından bilenlerdenim. Görüyorum ki, Hagi de aynı arayış içinde. Ama o gençleri kazanmak ve dünya futboluna armağan etme düşüncesinde. Çimenli’nin manevi anlamdaki kazancının yanında işyeri sahiplerinin de maddi kazançları az buz değil. Bu arada futbol da en güzel, en mükemmel ortamlarda icra edilme şansı buluyor. Kış ortasında çamura saplanıp kalmıyor. Galatasaray da gençleriyle ilgili sabreder, doğru kararlara imza atarsa, camia hem maddi hem manevi anlamda nefes alacak, üstelik kazanacak da... Yoktan çıkan yolda, çölde açan vahadır Belek’te yapılanlar. Dortmund karşısındaki Hagi ve Galatasaray’ı izlerken, Belek yöresinde şüpheyle bakılan ama bugün zirve yapan emeklerin mimarını anımsadım. Açık söylemeliyim, Hagi’nin başaracağına da inandım. Dördüncü kez oynanan EFES Cup sadece hazırlık değil, alınması gereken mesajların merkezidir bence. Futbolumuzun geleceğini buralardaki hizmetlerde görmek mümkün. Elbette doğru bakar, yapılması istenileni kavramayı becerirsek. Hagi mesaj veriyor. Felsefesini iyice belirginleştirip, tavizsiz yürüyeceğini net biçimde anlatıyor. Bu takım yeniden oluşacak. Ama her taraf da kırılıp dökülmeyecek. İşe yarayacak tüm elemanlar değerlendirilirken, yenileri de zaman içinde konuşlandırılacak. Tüm bu uğraşların yanısıra, neyin olup, neyin olmayacağı da en aklı başında yöntemlerle anlatılmış olacak. Peşin hükme abone olmuş, dar çerçevenin acımasız kimlikleri hiç hoşlanmaz bu oluşumdan. Fakat Antalya’da olan biten, sadece hazırlık değil, geleceği de yapılandırmaktır.

0 YORUM