ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Rüzgar eken...

23.03.2006

Atasözüdür; Rüzgar eken fırtına biçer. Evet, geçmişte koridorlarda dövülen Galatasaraylı futbolcular... Pas pisliği ve lağım birikintileri içinde isyan eden taraftarlar... Daha sonra Hasan Şaş’ın kafasına atılan bozuk paralar... Fenerbahçeliler rüzgar ekmişti, şimdi fırtınanın sıkıntısını çekiyor.

Peki, Galatasaray tribünlerinden atılanları tasvip etmek mümkün mü? Asla! Ama dedim ya, toplumu germek çok kolay. Ya sonrası? İşte, dün gece yaşananlar... Sarı-Kırmızılı tribünler kaş yaparken göz çıkarmış, Cim Bom’un güzelim futbolunu gölgeleyip, üstelik hızını da kesmişti. Hasan Şaş, takımı hücumdayken defalarca kendi yarı sahasında kalıp tribünlerle uğraştı. Böyle şey olur mu? Galatasaray, aslanlara yakışır bir tempo ve hırsla başlamış, kontrolü de ele almış; Her an her topu kazanıp amansız baskı uygularken, Tuncay’ın ayağından şahane bir gol yedi. Fakat bu avantaj bile Fenerbahçeliler’i ‘grogi’ vaziyetinden çıkaramadı. Yine de Mondragon’un müthiş kurtarışları olmasa, tur erkenden Kadıköy’e gitmişti. Sonra Hasan Şaş’ın marifeti ve Ayhan Akman’ın ‘şıp’ diye içeri bırakması: 1-1. Daha sonra, Necati’nin muhteşem golü ve: 2-1. Bu pozisyonun patent sahibi genç Uğur’dur. Galatasaray futbol adına ne gerekirse yapıyor; Fenerbahçe mi? Bakıyor... Oyunu seyredenlerin başı diye tanımlanabilecek Appiah, bu haline rakip savunmayı da inandırdı ki, çok kolay bir gol attı: 2-2. Suskunluğu bozan Hakan Şükür oldu: 3-2. Tribünlerden yağan pet şişe ve küfürler dışında saha içinde muhteşem bir heyecan yaşanıyor ve Bülent Demirlek bu güzelliklere olağanüstü katkı yapıyor. Gerets’in ekibini çok iyi hazırladığını ve futbolcularının da ne gerekiyorsa yaptığını söylemeliyim. Çok eleştirdiğim Iliç dahi takımın temposuna uymuş, oyunda kaldığı sürede mükemmel mücadele etmişti. Futbolda iyi oynamak galibiyete yetiyor fakat iki ayaklı maçlarda tur için yeterli olmayabiliyor. Dün gece bu realite bir kez daha gündeme geldi. Sahada oynanan oyunun güzelliklerine tribün sakinlerinin de uyum göstermesi futbolumuzu daha güzel günlere taşır, eziyet değil, keyif haline getirir. Bu gerçeği herkes kabullenmek zorunda.