Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

25 Temmuz 2017 Salı
Ramazan münasebetiyle!

Önce Beyaz belirlemişti gündemi. Şimdi de Gürsoy. Ramazan münasebetiyle Türkiye’de, milli maç arası nedeniyle de, futbol aleminde boşluk vardı. Dolduruldu! Vaktinde yapıldığında bile konuşulması tabu olarak algılanan, cinsel münasebetin iftariye malzemesi olarak, Ramazan’a taşınması meselesi din alimlerinin işi

10 Ekim 2005, Pazartesi Yorum Yaz
A+ A-

“Fenerbahçe bizi geçti” söylemi de, herkesin! Düşündüğünü paylaşmak suç mu? Gürsoy aynı duyguları paylaşan ama susanların sesi oldu sadece. Galatasaray ‘Battı, batıyor’ diye yazmayan kaç kişi kaldı? Kendi aralarında her şeyi konuşan hatta daha da ileri gidenler, medya karşısında ‘Galatasaray’ın büyüklüğü....’ diye başlıyor ve sallıyor da sallıyor. Osmanlı İmparatorluğu da aynen böyle batmıştı. Ne olduğunu, olacağını görmek istemeyen palavracılar yüzünden. Şu andaki vaziyete bakınız. Hangi aklı başında insan, “Galatasaray, Fenerbahçe’nin önünde” diyebilir? Sarı-Lacivertliler her platformda büyük atakta. Ya Galatasaraylılar? Bakmakta. Üzerine de bol bol dedikodu yapmakta. Ne için? Yönetimin işini bitirmek için. Projeler üreten, ‘dayanışma sağlayıp, sinerji oluşturalım’ diyen var mı? Herkes birbirini yemenin peşinde. Kurumlar aynen devletler gibidir. Var oldukları müddetçe yarışırlar. Herkesin rakibi boyuna göre. Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş da amansız çekişme içinde olan büyük kurumlar. Zaman zaman birinin, diğerlerinin önüne geçmesinden daha doğal ne olabilir? Gürsoy günün şartlarını işaret etmiş, belki de uyanması gerekenleri uyandırmıştır. Bu söylem kötü niyetlerin kusulması fırsatı için değil, akılların başa gelmesi adına çok da yararlıdır aslında. Kurumların suskun pısırıklara değil, düşündüğünü söyleyen ve yürekli insanlara gereksinimi var, daha iyi yarınlar için. En büyük tepkiyi kulübü bu vaziyete getirenler vermiş! Güldüm. Hallerini neye benzettim biliyor musunuz? Eski Türk filmlerinin aktörlerine!.. Senaryo gereği zengin çocuğu, salaklıkları yüzünden çulsuz kalmıştır. Gerçeği yüzüne vuran dostuna haykırır; “N’ayır, n’ayır... N’olamaz. Ben üstü başı dökülen, beş parasız ama geçmişi ve ruhu zengin bir insanım.” Arkadaşı hüzün içinde bakar... Çaresizce susar. Cevabı ben vereyim... ‘Tamam ruhun zengin ama ya vaziyetin? Bitik be birader!’ Özhan Canaydın kucağında öyle bir Galatasaray kasası buldu ki, kendisi bile inanamadı. Günümüz vaziyetinde elbette sorumluluğu var. Var da eskilerin resmen suçu var. Halı altına süpürülen pisliklerin bir gün ortaya çıkması kaçınılmazdı. İşte yaşandı. Ben dahi duruma vakıf olup, ‘Özhan ağabey, başkan adayı olmakla büyük hata yapıyorsun. Geç kaldın!’ diye yazdım. İnat etti geldi. ‘Bu profesyonel kadrolarla, başarılı olman mümkün değil’ diye de yazdım. Direndi devam etti. Ediyor. Gürsoy’un bu yürekli söylemi, bazı şeyleri değiştirir mi? Belki!