Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

29 Mart 2017 Çarşamba
Paşa İsmail

Kurtlar Vadisi dizisinin ‘İplikçi Nedim’i, Adapazarımız’ın Paşa İsmail’idir. İncekara’yı, devasa motorsikletinin üzerinde görünce, Adapazarı’ndaki ilk gençlik günlerimiz geldi aklıma.

22 Ocak 2005, Cumartesi Yorum Yaz
A+ A-

Çıracılar Caddesi’ndeyiz. Koskoca bir Amerikan arabası, direksiyonda İsmail ve yolun bir sağına, bir soluna savrulan kontrolden çıkmış otomobil... Ev ya da bahçe duvarlarına yapışıp, gözleri korkudan faltaşı gibi açılmış mahalle sakinleri... Suat, Şen kardeşler, Samim, Cezmi, Hami ve ben dut yemiş bülbüller gibi korkuyla ‘İplikçi Nedim’e bakıyor, 8 silindirli homurtuyu kazasız, belasız zaptetmesini bekliyoruz. Çok şükür hiçkimsenin canı yanmadan Dişçi İhsan Gökalp’in evinin önünde durabildik. Geçmiş yılların o korkulu günü taptaze anılarımda durur hep... Kaçamağın sonucu felaketle bitseydi, doktor Naci amca, oğlu İsmail’in ‘gay’ rolü oynamasına gerek bırakmazdı! Neyse... Yıllar su gibi geçti, gitti. O günlerde dört tekerlekli aracı doğru dürüst süremeyen Paşa İsmail, şimdi iki tekere hükmeder olmuş. Akşam Gazetesi’nde okuduğuma göre Şile’nin dağları, bayırları onunmuş. Bizim Çıracılar vakasının üzerinden yaklaşık 35 sene geçti. Hımmm... İnsanın iyi sürücü olması, işini kazasız belasız yapması için 25-30 sene lazım demek ki... Televizyonlarda ara sıra gördüğüm Levent Bıçakcı’nın tipini Paşa İsmail’e benzetirim ben. Ama bizimki insancıl, güleryüzlü, konuşkan, işinin ehli, esprili, insan kere insan numunesidir. Tipleri benzetince, insan ister istemez başka konuları da örtüştürüyor. Dört tekerli otomobili oradan oraya savuran İncekara, 25-30 senede işi kıvırıp iki teker üzerinde gitmeyi bile başardıysa, Bıçakcı da futbolumuzu senelerce sağa sola savurup, ondan sonra mı toparlayacak acaba? Vakit yok ki ama! Çünkü 2006 Dünya Kupası hemen kapıda. Recep Tayyip Erdoğan’a bir kez daha sesleniyorum; Sayın Başbakan, sadece Almanya değil Avrupa’daki bütün Türk vatandaşları TFF’nin işbilmez yönetiminin yanlışlarının ve beceriksizliklerinin cezasını çekip acı yaşamak istemiyor. Gurbet ellerdeki herkes Türk Milli Takımı’nı bekliyor. En azılı Bıçakcı dostlarının dahi ‘Eyvah! Levent yanlış üzerine yanlış yaptı.’ ‘Bu kurum kaç başlı.’ ‘Futbolumuz yandı.’ diyorsa, felaketin boyutu da ortada demektir. Futbola yakın olan, yazan, konuşan, düşünen, tartışanların eveleyip gevelediği konuyu açık, net size yansıtıyorum. Bıçakcı ve ekibiyle Türk Futbolu’nun Almanya’da temsili mümkün değildir. Yeni bir federasyon kurulu oluşturmak ve Almanya trenini yakalamak ise mümkündür. Gerekli imzaların toplanarak acilen genel kurul yapılması, yeni yapılanmanın sağlanması şartıyla elbette... Siyaset, çıkmaza doğru giden Almanya realitesine duyarsız kalmamalı. Türkiye’de bu işi başaracak insanlar var. Daha fazla geç kalınmasın yeter.