Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

07 Aralık 2016 Çarşamba
Papermoon’da mı?

Okur e-postalarım imrenilecek kalite ve güzellikte. Kendilerine tek tek cevap verebilme olanağım yok. Ama mükemmel iletişimin her zerresini keyifle soluduğumu söylemeliyim. Son iki senede küfür denilen pespayelik, neredeyse ortadan kalktı. Bilgisayarımın ekranına yansıyan, Fenerbahçeli dostların düzeyli eleştiri ve sitemleri harika.

11 Nisan 2006, Salı Yorum Yaz
A+ A-

Evet futbol müthiş bir çekişme, harika bir yarış. Hele hele Galatasaray ile Fenerbahçe arasındaki... Bu doyumsuz rekabetin en güzel resmi de tarafların birbirini kızdırması. Küfür, kafir olmadan, hakaret etmeden... Zaman zaman büyük keyif aldığımı da itiraf ederek, Fenerbahçeli dostları kızdırmaya çalışıyorum. Galiba başarıyorum. Kızgınlıklarını belirtiyor ama insan kalitelerinden de asla ödün vermiyorlar. Saygı ve sevgilerimi sunmak isterim kendilerine. Özellikle Ali Atan, Arif Tuncel, Tuncay Özkara, Esra Fidan, Hayri Paçalı, Olcay Giray, Umut Tandoğan, Hasan Basri, Remzi Özgüç, Adnan Sarıpınarlı gibi okur dostlarıma... İçtenlikleri, nezaketleri ve yazım kaliteleri nedeniyle... Düşündüren postalar arasında eğitim ve kalite süzgecinden geçmiş olanların çokluğu, ülkemin geleceği adına da umutlandırıyor beni. Güldürenler yok mu? Var. İşte o dostlardan biri bakınız ne yazmış? Aynen aktarıyorum... “Yazdıklarınızın hangi birine ne diyeyim ki... Bir kez daha gördüm ki, evet tahsil önemli bir konu, cehalet ise çok ama çok kötü bir şey, evet cahilsiniz, tahsiliniz yok ama aynı zamanda küstahsınız da, koç holding te uzun yıllar üst düzey yöneticilik yaptım ve ilk öğrendiğim tekrarı olmayan başarının tesadüf olduğu idi, o övündüğün başarının tekrarı nerede, sigma olumuc la ilgili olarak hiç utanmadan cehaletinizin verdiği cesaretle yazıyorsunuz ama harita da yerini kimsenin gösteremeyeceği tromso yani 5 ormancı 4 balıkçı ve 2 eskimodan oluşan takıma elenmenizden bahsetmiyorsunuz, evet anlıyorum tahsil yapamamanızın verdiği o çok derin aşşağılık kompleksiyle yanıp tutuşuyorsunuz, yanın da, sadece bunu yapabilirsiniz, benim bir gecelik bahşişim sizin maaşınızdan daha fazla, bu aşşağılık kompleksi ile ömrünüzün sonuna dek saçmalarsınız zaten... son söz olarak şunu yazacağım, sadece ama sadece bir zavallısınız... Öyle de kalacaksınız... ercument yucel’ Sayın ercument yucel’e(!) sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Nihayet imlası, benden de felaket bir tahsilliyle karşılaşmış oldum. Umut Eken, Hüseyin Sakarya ve Hakan Can kulaklarınız çınlasın! Gördünüz mü? Beterin beteri var. Tekrarı olmayan başarı tesadüfmüş! Tesadüf-mesadüf Galatasaray başardı mı? Başardı. Allah herkese böyle tesadüfler nasibetsin. Elbette Fenerbahçe’mize de. Sigma Olomuc’la ilgili cehaletin verdiği cesaretle değil, tabeladaki 7 gerçeği nedeniyle, üstelik büyük üzüntüyle yazdım. Kanarya’nın Avrupa serüveni tekrarlanan başarılar(!) resmi geçididir. Haklısınız. Sonra Tromsö kadrosunda üç çiğ köfteci, iki lahmacuncu, iki ciğerci vardı. Sn. yucel unutmuş. İsmet Tongo ve Turgay Renklikurt şahit! Evet tahsil yapamadım ama gururum ve tertemiz yüreğim var. Sonra 25 yaşında 69 İmpalam da vardı. Sizin var mıydı? Caaaaaart! Kompleks sahibiyim. Özellikle Fenerbahçe kompleksim, evde de spor kompleksim! Bisiklet, koşu bandı, halter, yay vesaireden müteşekkil. Vatansever olarak Avrupa başarınızı istiyor, fakat üzüntüden sizler gibi serileceğimi de biliyorum. Ne yapalım kader. Neyse futbolu boşverelim de, sadede gelelim... Muhterem yucel, Allahaşkına söyleyin, nerede garsonluk yapıyorsunuz da, bir gecede maaşımdan daha fazla bahşişiniz oluyor? Papermoon’da mı?