ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Odun çıksa!

18.06.2005

Ya Rab’bim! Bunu da mı görecektik. 500 yıllık kültür ve eğitim ocağı ve o değerlerin öğretildiğinin sanıldığı, ağzından çıkanı kulağı duymaz bir terbiye defolusu!..

Yakalanan her fırsatta şer cephesi kalleşleri iş başında. Fatih Altaylı ‘Odun çıksa kazanır’ dediğine göre aklından geçen belli! Mart’ta başkan adayıdır kendisi. Herkesin Özhan Canaydın ve yönetimini eleştirme hakkı var. Hakaret hakkı yok. Kulüp değerleri ne denli özelse, ‘Başkan’ kimliği de aynı oranda özel olmalı. Galatasaray etiği skor tabelasında yazanlar ve üç kağıtçı futbolcuların kaçıp koşmasıyla oluşmadı ki. Bunu bilmeyenlere kurs açacak halim yok. Ocağın içinden yetişip de kendi ocağını karalayanlara söyleyeceklerimi de şurada sizinle paylaşmama izin yok. Yok canım yeni TCK meselesi değil. Annem kızar! Çocukluğumdan beri “Pis laf etme” der... Ben de hiç olmazsa yazarken dinliyeyim. Aziz Yıldırım ve Murat Aksu’nun, açık, seçik ve net, üstelik aleni şekilde yaptığı şike teklifinden sonra ‘Dut yemiş bülbül’ olan mütareke medyası, Ribery işine dört elle sarıldı. Yakışan da budur zaten. İsmail Uyanık ‘Uyanın’ diyor... Bunlar uyanmıyor... Fransız çocuğun peşinden bilimsel, tahminsel, iyi niyetli(!) yorumlar yapılıyor. Vay canına! Lig üç kağıtları değil, Ribery, hani şu ‘Bonus’ herşeyden önemliymiş! Galatasaray gerçekten skor sıkıntıları yaşamış, fakat çok hayati bir dolu konuda da, büyük aşama yapmıştır. Bu emeklerin sonu kulübün sağlıklı geleceğidir. Sorarım size; Galatasaray göçmüş, içi boşaltılmış, fakat Ribery kadroda! Ne işe yarar? Yine tekrarlıyorum... Özhan Canaydın önemli hatalar yaptı. Yaptı da, hepsi sahada kaldı. Yeniden kazanılan bir kısım değerin, hiç mi önemi yoktur sizler için! Galatasaray camiasına ‘Lale Devri’ yaşatıp batıranla, İstiklal Savaşı’ndan farksız mücadele eden kimlikleri birbirine karıştırmayınız. Süren ve sonrasını burada yazarsam, kurum kimliği zedelenir. Bu nedenle susma hakkımı kullanıyorum. Sadece başkan adayı Ali Dürüst’e sormak isterim, ‘Bunca yıl yöneticilik yaptın. Ekip halinde, ardınızda vagonlar dolusu borç bıraktınız. Şahsının 100 bin dolar alacağı kaldıysa, ben ödeyeceğim. Başkan adaylığını da, nalına mıhına destekleyeceğim.’ Cevap bekliyorum. Bu takım UEFA Şampiyonu olduktan sonra, darmadağın edildi. Öz yapısı bozuldu. Göçertilip çökertildi. O günlerde susanların, şimdiki tantanasını anlamak mümkün mü? Mümkün... Geçmiş nemalar özlemi... Çünkü deniz bitmişti, yeniden kavuşulacak gibi. Galatasaraylı... Aslolan Ribery konusu değil, kulübün yer ile yeksan edilebilmesi hırsı. Unutulan şu... Camiayı camia yapan, hert şartta dik durmayı bilmesi, çözüm üretecek kimliklerin gerektiğinde iş başına gelmesidir. Ezeli rakipler ve mütareke medyası elinden geleni zaten yapıyor... Ama daha da üzücü olanı, bu teröre Galatasaray kimliği taşıyanlar da el veriyor. Gün dayanışma günüdür. Giden gider, kalan sağlar Galatasaray’a yeter. Bu kulübün şampiyonluğu TFF ve bir kısım hakem işbirliği sonucu gasp edildi. İddia ediyorum, biliyorum. Adam olan, Canaydın’ın ipini çekmenin değil, bu işin peşine gitsin...

0 YORUM