Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

25 Mayıs 2017 Perşembe
O ‘D’ başka şeymiş!

İmpala'nın göstergesindeki 'D' harfini 'Dizer' zannediyordum ya! Biri üşenmemiş e-mail göndermiş: 'Senin o Dizer zannettiğin 'D' aslında sürmek, hareketlendirmek anlamındadır. Bilmiyorsan öğren.' Sağ ol be baba, iyi oldu, biraz da geç oldu ama öğrendim!

07 Aralık 2005, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Şu öğreti yine geçmişe taşıdı beni. İtalya'dan modeli ilginç, dolma bibere benzer, lastik havalarını ve diş kalınlığını (ağızdaki değil, lastikteki) ölçme aleti almıştım. Bir arkadaşım var, otomobilime her bindiğinde torpidoyu, sağı solu mutlaka karıştırır, onun bu hali de, bende sinir bozukluğu yapardı. Biraz da safça bir çocuk, kıyamayıp ses çıkarmıyor ama arıza oluyorum. Torpidoyu kurcalarken dolmayı buldu. Kısacık metal çıkıntıyı, eliyle uğraştı çıkaramadı. Sonra iki dişinin arasına sıkıştırıp, uzun mücadele sonrası çıkardı. Üzerindeki rakamlara baktı, baktı ve sordu: 'Bu ne be!' İşte o an, bende dünyanın en vahşi gülümsemesi oluştu sanki, cevap verdim: 'Çükometre' Biraz düşündü ve elindekini hemen yere attı. Dedim ki: 'Bir daha her şeyi kurcalama!' 'D' açıklamalı mesaj ve geçen haftakiler, bir de 'Akılmetre' icat etmem gereğini ortaya çıkardı. 'Fena yapar' başlıklı yazımı çözemeyen bir kısım Galatasaraylı mesajı aldım. Kimi yetmişi aşkın annemin mesleği, kimi de benim cinsel tercihlerimle ilgili savlarını yazmış. Bir 'akılmetre' istasyonu veya 'www.zekametre.com' sitesi açsam çooook müşteri çıkar çok. Annem dedim de aklıma geldi... Geçenlerde sormuş yine biri, 'Analikid değerlere neden önem vermiyorsun?' diye. Adapazarı'na gittiğimde sordum: 'Anne analikid diye bir şey varmış, önem vermek de gerekirmiş, ne ola ki?' Biraz düşündü ve 'Valla oğlum benim likidim kanalizasyona karışır gider, değeri olduğunu da sanmam' dedi. 'Eh o zaman mühim değil' dedim ben de. Neyse... Galatasaray'ın orta alansız futbolu ve hakem kazalarından bıktım artık. Fakat onca olumsuzluk, Cim Bom'un büyüklüğünü örtemiyor. Düşünsenize Kanarya'nın sesi yazarlar, medya konuşanları onca felaket senaryosu yazmakta. Hatta Galatasaray patentliler dahi bu işlere çanak tutmakta ama Sarı-Kırmızılılar direniyor. En zengin, en görkemli stadı olan, en fazla taraftarı bulunan, hakemlerden ilkokuldaki zengin çocuğu muamelesi gören (Okul yardım sandığına babası en fazla para bağışlayan, en iyi, en başarılı öğrenci sayılır, aynı kriter...) ezeli rakip, onca torpile rağmen sadece 4 puan önde. Hımmmm... Ne yapmak lazım! Galatasaraylı bütünleşecek. Gerets, Malcom Allison taktiğinden vazgeçecek. Neden? Çünkü İngiliz o dönemde 5 artı 5 taktiğiyle oynatır, üstelik 4X4 verimi beklerdi. Sonuç mu? Hayal kırıklığı... Çünkü öyle verim üretecek beygir gücü henüz üretilmemişti. Maalesef günümüzde de bu performansa erişilemedi. O halde ne olacak? Saidou yalnızlıktan kurtarılacak. İliç ve Heinz de tork değerlerini artıracak. Fırat Aydınus 7.0 almış. Zaten maçı da yedi! Kafiyeli olmuş. Bravo gözlemcisine. Anlaşıldı... Bir de 'Gözlemmetre' icat etmem şart oldu.