ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Nice yıllara

01.01.2005

Sadece Galatasaraylı değil tüm yurdum insanına sağlıklı, başarılı, bereketli ve huzur dolu bir 2005 senesi diliyorum. 2005 denilir de hemen akla 1905 gelmez mi? Evet Galatasaray 100. yılında... Kulüp ayrımını ortadan kaldıran, herkesi tek vücut eden yeni ulusal zaferlerle, nice 100 yıllara hayırlar, uğurlarla inşaallah.

Aslına bakarsanız bunca provokasyon, yanlış yönlendirme ve onca haine karşın sapasağlam duran iki büyük değerden biridir Galatasaray. Diğeri mi? Elbetteki Türkiye Cumhuriyeti... Mustafa Kemal Atatürk emaneti. Evet bir kısım hıyanet heveslisi bedhahlar Galatasaray ve Türkiye Cumhuriyeti’ni bitmez tükenmez bir kinle içten ve dıştan hırpalar. Hatta zaman zaman yaralar ama ikisi de dimdik ayaktalar. Hatta... Kötülük anaları! Bakar bakar ve “Yahu bunca ettik, şunca dedik... Vurduk, kırdık, ihanet, hıyanet ettik ama yıkmayı beceremedik” diye söylenir, çaresiz yeni yöntemler peşine düşer. Oysa çağdaşlık, eğitim ve uygarlık adına emaneti teslim almış, inançlı ve kararlı ordu her zaman olduğu gibi yine galip gelmiştir... Görülür ki, sessiz çoğunluk nice yüzyılları önder, muzaffer bitirmiştir. Yine bitirecektir. Bin yıllık devlet geleneğimiz bunu emreder. Galatasaray ilke, örf, adet ve gelenekleri de... Galatasaraylı, ucuz beklentiler ve günlük zaferlerin kısır döngüsünde mutlu olamaz. Başarıyı da zaten sığ sularda aramaz. Camianın en iyi bildiği işlerden biri de sabır denilen melekedir. Uzun yıllar süren şampiyonluk hasretleri bile kaliteden ödün verdirmemiş, doğru yöntemlerle başarı yine gelmiştir. Üstelik Dünya’yı hayran bırakacak parıltılar, ışıltılarla... Ömrünün ilk bölümünü Fenerbahçeli veya Beşiktaşlı geçirmiş olanların dönme tarihleri de o zamanlara rastlar. O günlerin dönenlerinin, bu günlerde yine dönme alametleri örnekleyip, nalına mıhına kulübe vurması, camiaya saygısızlık yapması doğal. Cim Bom’un iç dinamikleri bu bozguncuları her dönemde bozguna uğrattı. Yine uğratacak. Galatasaray zor günler geçiriyor. Geçiriyor da şu da iyi bilinmeli... Eğer Özhan Canaydın ve ekibi, yönetimi, bir kısım duayenler acil önlemler almasa ve başını giyotinin altına uzatmasa, kulüp bugün belki de kayyumdaydı. Öylesine uçurumun kenarına kadar gidilmiş, ucu ucuna dönülmüştür. Şimdi olması gereken ‘Galatasaraylıyım’ diyen herkesin doğru yöntemlerle kulübe sahip çıkması ve sinerji üretimine katkıda bulunması doğrusudur. Nice yıllara sağlık, başarı, mutluluklarla... Beraberce...

0 YORUM