Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

05 Aralık 2016 Pazartesi
Ne zaman?

Sabahın ilk saatleri başlayan dönüş yolculuğu süresince düşündüm, ‘Doğru ve hoşa giden futbol acaba ne zaman sahne alacak?’

18 Ağustos 2007, Cumartesi Yorum Yaz
A+ A-

Sabahın ilk saatleri başlayan dönüş yolculuğu süresince düşündüm, ‘Doğru ve hoşa giden futbol acaba ne zaman sahne alacak?’ Galatasaray maçlarını ekran başı değil, olay yerinde izledim hep. Ama ne yazık ki, şu güne kadar saha içi değerleriyle ilgili olumlu cümleler paylaşamadım sizlerle. Galatasaray’ın dikkat çeken yanı, çabuk oynama arzusu. Peki bu arzu yerini telaşa bırakırsa hata yoğunlaşmaz mı? Rakibe atılan paslar, ceza alanına ‘Al atını, severim tımarını’ felsefesiyle savrulan toplar, en defolu rakip karşısında dahi zor anlar yaşama nedenidir. Koprivnica sahada öyle tuhaf dizilip, öylesine boş alanlar bıraktı ki, oralarda ‘garden parti’ verilse dahi olurdu! Fakat Cim Bom hiçbir şey yapamadı, aksine debelendi. Bu sıkıntı futbolcu değil, sistemle ilgili ve takım daha şimdiden fazlasıyla Lincoln’e endeksli. Oyunu toparlayıp, günü değil turu kurtarmaya uğraşanların başında Mehmet Güven vardı. Mükemmel oynayan genç adam, devamlılık şansı bulursa formayı kaptırmaz. Doğru ne varsa yaptı. Mehmet’in soyadı Güven, ama güvene ihtiyacı var! Teknik adam güvenine. Song ve Servet yapmaması gereken hatalar sahneledi. Gelmiş geçmiş olsun! Hem ikisi, hem de Galatasaray için. Uğur gözüpek tavrını sürdürür, sakatlık dönemi eksiğini tamamen giderirse, o taraf sıkıntısı biter. Volkan için ne demeli? ‘Golcü geldi mi?’ Ayhan sezona iyi başladı, zaten kalitesi belli. Hasan Şaş kimilerince linç edilmek istenilse dahi kötü oynamadı. Rakibin kalabalık tuttuğu alanda yalnızdı. Kalli, Şaş’ı sol öne çıkarsa, Ayhan’ı göbeğe çekse acaba nasıl olurdu? Merak ettim. Sabri mücadele ediyor da, dikkatsizlikte de acaba neden bu denli ısrar ediyor? Hedefi havan topu savrukluğu değil, ‘sniper’ özeniyle vurabileceğini öğrenmeli. Barış sert ve disiplinli. Alman ekolü standartlarına, Çılgın Türkler renkliliği de eklediğinde çok daha iyi olacak. Ümit Karan hep bildiğimiz gibi. Rakip takım savunmaları için sülfirik asit tehlikesi gibi! Peki neden bu adamın doğruları paylaşılmaz da, hep taraftara yem edilecek işgüzarlıklara girişilir? Kafası karıştırılmak istenir. Bir nevi Galatasaray düşmanlığı mı bu? Aynı sıkıntı Hakan Şükür için de geçerli. Kalitesi belgeli(!) türler işlevini ısrarla sürdürüyor! İşin tuhafı bu modellere bir kısım Galatasaray yöneticisi yol veriyor. Üstelik kendi organlarında! Ben de izliyorum. Şimdilik...