Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

26 Mayıs 2017 Cuma
Ne hakla!

Nejat Uygur’un ‘Ne hakla 35’e bakla!’ diye unutulmaz bir oyunu vardı. Faruk Süren ve ekibinin girişimlerinden haberdar olunca, o komedi geldi aklıma. Eski başkan, nasıl cesaret eder de, tekrar kazan kaynatmaya heves eder? Anlamak mümkün değil.

01 Haziran 2005, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Hadi başkanlık özlemi gözlerini karartmış... Ya diğerleri? Birkaç yıl daha bekleselerdi ya, hiç olmazsa kasa yine Alp Yalman zamanı gibi dolar, borçlar temizlenir... Onlar da gelir, yeniden batırırlardı. Sonra yine bir Alp Yalman veya Özhan Canaydın kimliği, Kemal Onar, Hayri Kozak gibi sembollerin emeği ve camianın temizlenen pisliği. Faruk Süren günleri, Galatasaray tarihinin en karanlık dönemi. Transferi, muhasebesi, geleni, gideni, iş bitireni, bitiremeyeniyle!.. Yurdaşen Karahasan’ın bulup transfer ettiği genç yıldızlar, Yalman ve Polat’ın akılcı, tutarlı yönetimi ve oluşan sağlam temel. Sonra? Sonrası tam bir facia. Süren iş başı yapıyor ve camia sportif anlamda en başarılı dönemini zaten kurulmuş alt yapısıyla yaşarken, batma yolunda da çoook sağlam adımlar atılıyor. Bunu becermek büyük işti. Becerdiler. Günümüz karanlığı ve sıkıntılarının baş mimarıdır Süren. Neyi hatırlatmaya, nereden başlamam gerektiğini belirlemekte bile zorluk çekiyorum. Dünya kadar yanlış. Bilerek, bilmeyerek, isteyerek veya istemeyerek ama daima yanlış, hep yanlış. Osmanlı İmparatorluğu’nun Lale Devri’ne taş çıkaracak çapta sefahat ve günümüzdeki faturası. Galatasaray’ın saha içi başarısızlıkları elbette üzüntü vermeli fakat geçmiş zaman becerileri(!) de kahretmeli. Süren saltanatının tarifi budur. Hangi akıl, hangi yötemdir ki, UEFA Kupası’nı kazanan kadroyu tarumar etti. Bu işe Mehmet Cansun’un tuttuğu çanağı da anımsamalıyız elbette. Denizlispor, Samsunspor ve muhtelif Avrupa kulüplerine dolar yağdırılıyor... Galatasaray mı? O müthiş yapısını, üzerine para verip berhava ediyor. Hangi UEFA yıldızının yerine, kimler kondu ve ne oldu? Hele hele Süren’in sinemalarını yapan Kanadalı Brisbin! Bu adam Galatasaray’ın da yuvasını(!) hayır, maketini yapıyor ve bu işe yaramaz karton parçasını 12 milyon dolara kulübe çakıyor. Bir de kapalı çarşıdaki antika saatçi dükkanında ‘Ah... Şu Hakan Şükür satılsa da param kurtarılsa’ diyebilme cesaretini gösterebiliyor. Anlayın durumun rezilliğini. O paranın günümüzdeki maliyetini de Refik Arkan açıklasın. Ya Jardel? Böyle bir kazık! Olacak şey mi? Aklın almayacağı yanlışlara adını yazdıranlar, şimdi yine akıl almaz şekilde hazırlık yapmaktalar. Camianın olan biteni ve yaşananları unuttuğunu mu zannederler acaba! Özhan Canaydın Galatasaray Kulübü Başkanlığı’na talip olduğu zaman ‘Sakın böyle bir hata yapma!’ diye yazan tek adamım. Geç kaldığını, kulüp ekonomisinin berhava olduğunu anlatmaya çalıştım. Bildiğini yaptı. Hayatı karardı. Okyanusun dibindeki ‘TİTANİK’ gemisini çıkarmak kadar zor olan bir işi başarmak üzere olan Canaydın ve yönetimine şükran duyguları ve teşekkür yerine, koltuk hevesiyle münafıklık yapanlar, oturduğu yerde otursun. İnsan içine çıkmalarına dahi izin verilmeyecek eylemleri yapanlar, bu işe tekrar nasıl soyunurlar? Ne hakla 35’e bakla. Hangi beklentiyle koltuk için bu kadar takla!