Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

08 Aralık 2016 Perşembe
Lokum gibi!

Kim bilir, kaç manşet ve fert yine ‘Lokum gibi kura’ veya ‘çekebileceği kurayı çekti’ diyecek. Öyle mi acaba? Hadi bilgimizi tazeliyelim biraz.

04 Ağustos 2007, Cumartesi Yorum Yaz
A+ A-

Kim bilir, kaç manşet ve fert yine ‘Lokum gibi kura’ veya ‘çekebileceği kurayı çekti’ diyecek. Öyle mi acaba? Hadi bilgimizi tazeliyelim biraz. Koprivnica geçtiğimiz sezonun kupa finalisti. UEFA Kupası’na oradan gelmiş. Aynen Kayseri Erciyesspor gibi. Yani onlar da liginde sıkıntılı ama kupanın kulpuna takılı. Lig esnasında zirve yolunda adına pek rastlanmamış, fakat ülkesi eleme turlarında yol almış Hırvat takımı. Kariyeri ve gücü Galatasaray’la aynı değerlerde olmayan bir rakip var demek ki. O zaman vaziyet iyi! Ya da iyi mi? Galatasaray benzer rota izleyen Kayseri Erciyesspor karşısında kupa yolunda kaybolmuş, lig maratonunda da üstelik A.S.Y. cehenneminde(!) mağlup olmuştu. Mavi-Siyah’lı ekiple Mavi- Beyaz’lı ekip bazı noktalarda örtüşüyor yani. Ya Galatasaray’la ilgili serüvenlerinde de örtüşürlerse! Üstelik Hırvat futbolu karatını inkar edip, görmezden gelebilecek var mı? Adnan Sezgin ‘İlk maçı deplasmanda oynayacak olmamız avantaj’ derken Trömsö faciasını unutuyor da, benzer hikayeyi Gerets’den de dinleme bahtsızlığı yaşamış Galatasaray’lı unutuyor mu? Sheriff karşısında zorlanan Beşiktaş’ı izlerken, Kezman geldi aklıma. Ne demişti Sırp yıldız? ‘Türkiye’de gol atmak zor. Ben İngiltere ve Hollanda’da daha kolay gol atıyordum’ Beşiktaş’ı izlerken bu sözleri düşündüm hep. Türkiye’de gol atmak gerçekten zor! Bakınız Sheriff gibi Avrupa’da esamesi okunmayan bir ekibe gol atmakta zorlanıyor, Galati ebadındaki rakibe dahi attığımızdan fazla yiyerek eleniyoruz. Kezman doğru söylüyor ama yanlış yorumlanıyor! Bu ülkede gol atmanın zorluğu tamamen sistem fukaralığından kaynaklanmaktadır. Hiç önemsemediğimiz rakipler dahi oyun içinde dört-beş farklı versiyon örneklerken bizimkiler ‘Körün taşı’ sisteminden taviz vermemekte. Bu uygulamadaki ısrar kendi kendimizi kandırmaktan öteye gitmez. ‘Yetersizlik nerede?’ göremez, futbol üretimi renksizliğindeki ısrara devam edilirse, kahrolmaktan kurtulmak mümkün olmaz. Galatasaray’ın Avrupa ve Türkiye’deki maçlarını izledikten sonra, kanaatim şu ‘Kabahat futbolcularda değil, yönetici ve teknik adamlarda’ Milyonlarca dolar yatırım yapan Cim Bom, oyun felsefesinde Fortuna Düsseldorf ve diğer rakiplerini futbol anlayışıyla geçemediği gibi, İstanbulspor ve Boluspor karşısında bocalıyor. Oysa bu düzeyde, bir ekibin futbol kalitesi ve kimliğiyle skorda olmasa da, düşüncede rakibini aşıp gitmesi gerekmez mi? Kalli bugün Karşıyaka karşısında. Umarım sezonun ilk maçında değerlendireceği 11’i kullanır ve kafalarda oluşan soru işaretlerine, kısmen de olsa cevap verir. Alman ‘Necati iyi para eder’ demiş. Etmezse ne yapacak, kulüp zararını cebinden mi karşılayacak?