Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

05 Aralık 2016 Pazartesi
Leman abla!

Zaman zaman yazarım ya! Osmanlı, atalarımı Karaman yöresinden ‘Evlad-ı Fatihan’ namıyla Manastır civarına göndermiş.

08 Şubat 2006, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Kocacenk’in olduğu yere konuşlanan dedelerimiz, ‘Kocacık Türkleri’ olarak bilinir. 100 yıllarca Rumeli’nde kalan Evlad-ı Fatihan’lar, Türkçe’den başka hiçbir dili konuşmamış. Günümüzde dahi Kocacık ve civarındaki geçerli dil Türkçe ağırlıklı. Sırpça ve benzeri dillere merak salmayıp, öz dilimizi koruma tutkumuz, bazılarınca ‘Kalın kafalılık!’ diye yorumlansa da, bizler değerlerimize bağlılığımızın simgeleri ‘Türkçe’mizi ve inançlarımızı muhafaza imanıdır’ deriz. Balkan Harbi sonrası Adapazarı’na gelen büyük dedem Bayram aga, oğlu İstiklal savaşı gazisi Mehmet aga, kardeşi Babaçko İbrahim, Akif amcam, babam Hakkı, torunu oğlum Hakkı, Rabiye halam, kardeşlerim Yavuz ve hele hele Selçuk ‘Bam!’ diye düşündüğünü söyler, hiçbir lafı sona bırakıp eveleyip gevelemez. Bunca tarih anlattıktan sonra bu fakirin de başka yapıda olacağını söylemek mümkün mü? Malatyaspor maçı sonrası, düşündüklerimi yazdım. TRT’den Mehmet davet etti, kanaatimi paylaştım. Neydi? ‘Mondragon her kritik maçta mutlaka hatalı bir gol yiyor. Bu vaziyet de aklımı karıştırıyor.’ Daha sonra arkadaşlar aradı, Bilgin Gökberk söylediklerimi eleştirmiş, pek anlaşılır bulmamış. Ardından da Fatih Gökşen’e sallamış, beğenmemiş. Yahu Bilgin, orada ‘Bunalımlar-dertler, yumuşaklar-sertler’ programının ‘Leman Abla’sı değilsin ki! Senin TRT’deki işin, her konuşanın yorumunu yorumlamak mı? Yoksa futbol fikirlerini izleyenlerle paylaşmak mı? Galatasaray, Malatyaspor, Mondragon hakkında, aklımdan geçenleri kısaca 3 dakikada anlatıyorum. Daha ne olacak o kadar zamanda? Gökşen de ‘Önümüze bakacağız’ demişmiş! ‘Nereye’ baktığını söylemesi gerekirdi? Güzel iş! O ayazda saatler geçirip, binlerce kilometre yol yapıp, üzerine de 30 yıllık deneyimimizi katıp görüş açıklayalım, Bilgin de sıcak koltuğunda bizlere sallasın. Düşüncelerimizi bize bırak, kendinde ne varsa onu anlatsana kardeşim. Ben Mondragon’u beğenmem, sen beğenirsin, küpündekini anlatırsın. Fikir platformudur, isteyen sana katılır, arzu eden bana. Ama ben ve Gökşen gittikten sonra sallamak doğru mu? ‘Abicim televizyonunun, parayı veren düdüğü çalar!’ programı sunucusunun kafasını koparma planlarım arasına, bir de sen dahil olma, kendi işine bak! Evet... Konumuz Mondragon! Kolombiyalı trilyonları öyle hampadan goller yesin diye almıyor. İki sezondur Galatasaray tepeye her yaklaştığında olmadık gollerle takım puan kaybediyorsa, o işin civarındakilere bakarım. Mondi’nin Nobre’ye attırdığı golden sonra, bir de Malatya’daki, tuz biber ekti. Çok kurtarmışmış. Elbette kurtaracak, onun için var. Öyle basit golleri de yemeyecek. Bir ıskası yüzünden hakkında eleştiri tefrikaları yazılan Volkan ve onca ıska sonrası ‘herkes yapabilir’ denilen Mondragon. Bu arkadaşın sinir sistemi böyle kritik maçları kaldırmıyor ve devamlı hata yapıyorsa, Aykut veya Fevzi oynatılır yanlışlarında da çocukluklarına verilir. Gerets belki farketmiyor ama ben söylüyorum: ‘Bu hatalar silsilesiyle şampiyonluk mümkün değil’