Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

23 Temmuz 2017 Pazar
Kutlu olsun

Cumhuriyet bayramımız kutlu olsun... Bu güzel vatanı, cumhuriyeti bize armağan eden, tüm şehit ve gazilerimiz nur içinde yatsın...

29 Ekim 2005, Cumartesi Yorum Yaz
A+ A-

Yüce Rabbim onlardan razı olsun. Değerli okurlar, her Türk vatandaşının ülkemizin bölünmez bütünlüğü ve cumhuriyete en fazla sahip çıkması gereken kritik dönemlerden birini daha yaşıyoruz. ‘Benden sonra tufan’ demeyin. Neslinize, geleceğinize sahip çıkın. Asla unutmayın ki, bugün, geçmişte size sahip çıkan, o uğurda canını veren dedeleriniz, büyükleriniz sayesinde varsınız. Tuzla’da oturuyorum. Festival yaparlar ve çevrede pankarttan geçilmez. ‘Şehitliğin’ (Balıkçı barınağının hemen üst tarafındaki) koruma tellerine etkinlik pankartları asarlar. Ben de hiç üşenmem ve gidip onları keserim. Bilmem ne festivali için bu denli duyarlı olan Tuzla Belediyesi şu güne kadar Cumhuriyet Bayramı gururumuzu paylaşacak Ay-Yıldızlı bayrakları henüz asmamıştır. F1 yarışları tanıtımına gösterilen özen, neden bayraklarımız için gösterilmez? Niçin şehitliğe bayrak dikme görevi ihmal edilir? Bayraksız şehitlik olur mu? Tuzla’dan İstanbul’a gidene dek, her direkte motorsiklet yarışı flamaları... İstanbul Büyükşehir Belediyesi o yarışlara gösterdiği özeni, 29 Ekim için esirgedi. Kadir Topbaş ve İdris Güllüce’yi protesto ediyorum. Beşiktaş ve Şişli semtlerini, gelincik tarlasına çeviren güven duygumu pekiştirip, moralimi düzelten başkanlar İsmail Ünal ve Mustafa Sarıgül’e tekrar tekrar teşekkür ve şükran duygularımı da iletmek isterim. İyi ki varlar... ‘Lütfen’ sloganıyla futbolu yönetmeye talip olan TFF Yönetimi’nin haline bakar mısınız? Yüzlerine, gözlerine bulaştırmadıkları ne kaldı? Futbolun her kesiminde kavga, terör, başıbozukluk almış gitmiş vaziyette... Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin’e sormak isterim; ‘Devletin hazırladığı rapor önce hukuk mercilerine mi gitmeli, yoksa bazı basın mensuplarına mı sızdırılmalı?’ Bakanlık ve TFF bünyesinde bu işe soyunanlar kim? Yapılan doğru mu? Neron’un hakkı Neron’a... Pardon! Sezar olacaktı. Evet Deniz Barış’ın yaşadığı insan haklarına aykırı. Bu durumda Aziz Yıldırım da haklı. Emsalller de doğru. Pekiii, bu futbolcu Fenerbahçe’yle sözleşme yaparken olacakları bilmiyor muydu? İlhan Cavcav kendisine ‘Tazminat var’ dediğinde ‘Fenerbahçe ödeyecek’ dememiş mi? Aslında Disiplin Kurulu gibi, Tahkim’de Fenerbahçe tandanslı olsaydı hiç mesele çıkmayacak ve işler iyi gidecekti. Fakat iki kurum arasındaki Fenerbahçe- Beşiktaş çekişmesi işleri bu hale getirdi. Aziz Yıldırım her işini garantiye bağlamış holding sahibi rahatlığındaydı basın toplantısında. Adamlarını iyi seçmiş bir patronun yaşadığı güven duygusu ve gururudur izlenen. Patronlar da işi emin ellere emanet edince, rahat eder ve ‘Ben hiçbir şeye karışmıyorum’ derler. Hayretle bakan ademlere de gülerler. Yakında Teke Tek programında Fatih Altaylı-Aziz Yıldırım ikilisini izleyebilirsiniz. Özel görüşmeleriyle, yazdıkları akılalmaz ölçüde ters olan Bay Teke Tek, Fenerbahçe Başkanı’yla başbaşa televizyona çıkacak gibi gelmekte bana! Nice bayramlara...