Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

10 Aralık 2016 Cumartesi
Kocacıklı Kemal

Çoğunluk Selanikli bilir, ama Kemal Kocacıklı’dır. Karaman yöresinden göç eden yörüklerin, debre yakınlarında bulunan köyündedir babasının evi.

27 Mart 2007, Salı Yorum Yaz
A+ A-

Çoğunluk Selanikli bilir, ama Kemal Kocacıklı’dır. Karaman yöresinden göç eden yörüklerin, debre yakınlarında bulunan köyündedir babasının evi. Kocacıklılar Türk gelenek, görenek ve dilinden şartlar ne olursa olsun taviz vermemiş, yüzyıllardır Türk özünü korumuş insanlardır. Karaiskaki tribünlerindeki bir kısım ‘meczup Atinalı’ Katina teyzelerinin şiirinden haberdar olsa, Kocacıklı Kemal’i tanımış olur, yanlışa da sapmazdı. Neyse, bilmemek değil, öğrenmemek ayıp. Öğretelim! H H H Kemal’ime... Kocacıklı çakırım, yakışıklım, Kemal’im Yandım aşkından debreye geldim Saydırdın takır takır martinini Nasıl da sıktırdın Katina’nın dişini Doyamadım aşk meyvesini yemeye Selam olsun Atina’daki Yorgi’ye! Çok sevdim Kemal adlı birisini Yorgo düşünsün artık gerisini! H H H Biz Türkler, son derece hoşgörülü, insanları seven, olağanüstü de sabırlı bir yapıdayız. Bizim bu özelliğimizi çözemeyenler üzerimize gelirler ve sonunda da delirtirler. İşte o zaman, karşımızda kalanların yapabileceği bir şey yoktur. Kaçabilecekleri yer mi? Vardır elbette. Fena halde kaşınanlar adres tespiti yapsa ve başına ne geldiğini Yunanlılar’a sorsa iyi olacak! Evet, Yunanistan’da üç güzel gün geçirdik, büyük bir sportif zaferle de döndük. Yunanistan’da büyük konukseverlik ve olgunluk gösterenler de oldu, kafayı yiyenlerde. Ama dedim ya, Katina teyzelerinin aşk şiirini bilseler, o hale gelmezlerdi. İstiklal Marşımız’ı yuhaladılar. Basri’ye dedim ki, “Şehitlerimizin ruhunu zedelediler, şimdi yandılar. Onların intikamı fena olur.” Hani o kale sahasından havaya dikilen toplar var ya, neden öyle oldu acaba? Bu arada Nikopolidis ve Basinas kendini bilmezleri kendine getirmeye uğraştı, ama olmadı. Biz, tribünlerin yaptıklarını İstanbul’da asla yapmayalım. Herkesin atasına saygımızı koruyalım. Teknik kapasitemizi, aklımızı ve futbol sanatımızı sahneye koyan Ay-Yıldızlılar Atina’dan geçmeyi bildiler, şimdi sıra Norveç’te. Bu maçtan daha zor bir oyun olacağını bilmelisiniz. Orada adrenalin üretecek hiçbir şey olmayacak. Yani, tam kutup adamlarının sevdiği ortam yaşanacak. Üstelik Alman hakemi çok beğenenlere katılmıyor, Tuncay’ın ziyan olan pozisyonuna hâlâ yanıyorum. Gökhan’ın sarı kartı da uydurmaydı, oynamamasına patladı. Erzik, Norveç maçı hakeminin hakkaniyetle maç yönetmesini temin etmeli. Terim ve ekibinin gerekeni yapmasını bekliyor, Başbakan’a da şaşıyorum. Sayın Erdoğan, TFF’nin başında İsviçre eserinin (!) yaratıcıları yoktu ki, Ulusoy ve yönetimi vardı. O nedenle kutlanma hakları da vardı. Bu kızgınlık, kırgınlık niye? Ben anlamadım, anlayan var mı?