ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Kim oynamıştı?

28.11.2005

Oyunun temposuna bakınca ‘Çarşamba akşamı 90 dakika kim oynamıştı? Sorusuna cevap vermek güç olurdu. Evet Fenerbahçe ilk dakikadan itibaren ipleri eline aldı. Yere de daha sağlam bastı. Zaten ilk 45 dakika da uzun süre Galatasaray yarı alanında oynandı. Konuk ekibin öyle gümbür gümbür geldiği falan yok. Yok da, Cim Bom’da o kadarı da yok. Hücumda ve savunmada daha çabuk çoğalan, daha kontrollü olan taraf genellikle Fenerbahçe. Peki Galatasaray hiçbir şey yapmadı mı? Yaptı. Üç net pozisyon var. Var da aynen ölü toprağı serpilmiş koşuşturma gösterilerinden farksız, ne kokar ne bulaşır türü vuruşlar.

Maç öncesi KanalTürk Televizyonu’nda spor programında konuktum. Demiştim ki ‘Beni bu maçta en çok Mondragon korkutmakta. Öyle kritik anlarda öyle işler yapıyor ki, sonuçta top mutlaka filelerle buluşuyor.’ Kolombiyalı yanıltmadı! Bir gol yedi, evlere şenlik. Amatör kaleciler dahi, arkadaşlarının müdahale olanağı varsa kalenin boşaltılmaması gereğini bilir. Gerek değil! Kanun yahu, kanun! Golü ‘Nobre attı’ dense de, ‘Mondi yedi’ demek daha doğru ve hakkaniyetlidir. 0-1 ve perde. Gerets’in Sabri ve Ümit Karan seçimi, ‘Olmayan tempoyu ve mücadele gücünü bulma girişimi’ denilebilir. Çünkü Galatasaray öylesine rehavet içinde ve araştırıcılıktan yoksun ki, üç, beş Fenerbahçeli evine çay içmeye gitse fark eden olmayacaktı! Açıklıkla kabullenelim... Sahaya daha iyi yerleşen, tapusu, kadastrosu düzgün olan ve sahip olduğu mülkü mutlaka elinde tutmak isteyen taraf Sarı Kanaryalar’dır. Aslan ara sıra pençe atmaya çalıştı, tavşan fiskesinden farksızdı. Öyleyse Sezar’ın hakkını Sezar’a verecek, hak edene ‘Helal olsun’ diyeceksin. Galatasaraylılar’ın maç kazanmak gibi bir düşüncesi ve liderlik arzusu olduğunu sanmıyorum. Olsaydı böyle olmazdı. Yenilgi sporun içinde elbette var... Ama böylesi mücadele sonrası, analarının ak sütünden farksız bir sonuç oluşmuştur sahadakiler adına. Bitti!

0 YORUM