Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

11 Aralık 2016 Pazar
Kemerli Galatasaraylılar!

Galatasaray’ın kemer sıkma politikası Antalyalı sevenlerini harekete geçirdi ve bir şube de Kemer’de açtılar.

19 Ocak 2007, Cuma Yorum Yaz
A+ A-

Yörenin bereketi kulübe de yansır ve Galatasaray’ın kemeri de bollaşır diye! Aslında bugünlere bol cepten gitme yöntemleri sonucu ulaşıldı ya! Neyse... Parayı yeniden bulunca doğru kullanmayı akıl ederler belki. Çünkü başka Riva yok... Kemer de. Adnan Sezgin, Tanju Çolak, Erhan Önal ve ben konuşmacı olarak katıldık. Dr. Gökmen Güzel ve Mustafa Duran’ın organizasyonu, salondaki 300 kadar Galatasaray gönüldaşının ilgisi mükemmeldi. Yani gittiğimize değdi. Galatasaray’ın yıllardır devşirme sağbekle oynamayı becermesinden, ekonomik facialara, transfer cinayetlerine kadar her şeyi konuştuk. En çok sorulan konulardan biri de Hamit Altıntop meselesiydi. Açık ve net, bu işin olmayacağını söyledim. Altıntop kendisiyle sezon öncesi kontrat yenilemeyen Schalke yönetimine kırgın. Bu nedenle sezon sonu kulübünden kesinlikle ayrılacağını söylüyor ama gideceği yerin asla Türkiye olmayacağını da sözlerine ilave ediyor. Çok yakın dostlarından yansıyan bilgi bu. Yani? Galatasaray Yönetimi taraftarı boşu boşuna heveslendiriyor. Bu arada Kemer civarında dağ tepe dolaşan çok sayıda Fenerbahçeli olduğunu söyledi bazı konuklar. Onların ‘mayıstos’ ayından beri dağ, bayır, çayır dolaşan arkadaşlar olduğunu söyledim. Son anda kaçan şampiyonluk sonrası yürüyüş ve tırmanışa adanmış vaziyette stres atmaya, serinlemeye çalışıyorlar. Doktorların tavsiyesi de bu yönde zaten. “Peki neden mayıs değil de mayıstos?” dedi bir arkadaş. ‘Anlamayacak ne var’ cevabını verdim. Mayıs ve tos! Ezeli dost o bahar mevsimi şampiyonluk duvarına tosladı mı? Tosladı! Al sana ‘tos’. Peki hangi ay? Mayıs. İşte o zaman mayıstos! Zaten bu sezon sonu da yine Galatasaray şampiyon olursa, Fenerbahçe 101. yıl takvimlerinde beşinci ay mayıstos olarak tanımlanır! Antalya futbol günleri tüm hızıyla devam ediyor. Belek’te organize edilen ve kulüpler adına çok yararlı olacağını düşündüğüm fuar sonrası, şimdi bir başka etkinlik başladı: Teknik Direktör Gelişim Semineri. Müthiş ilgi var. Neredeyse tüm dostlar burada. Salonda çok yararlı bilgiler gündeme geliyor ama benim dikkatimi de şu çekiyor, Kervansaray Otel salonları ve kulislerinde teknik adamların kendi aralarında konuştukları, sahneye yansımalı aslında! Hatta broşür haline getirilmeli. Kurtuluş reçetesi ve deva ilaçları doğru değerlendirilse ve sohbet bazında kalmasa, Türk futbolu kurtulur. Vallahi de kurtulur, billahi de kurtulur. Suyun nereden kaçtığını tespit etmeden, bol bol su döküp işi kurtarmaya uğraşıyor ve futbolumuzu da, ülkeyi de ileriye götürdüğümüzü zannediyoruz. Elbette yanılıyoruz.