Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

08 Aralık 2016 Perşembe
Karışık pizza!

Galatasaray sofrası aslında Fransız kültürü ürünü ama son 10 yıl imalatları, adeta İtalyan karışık pizzasının berbat kopyası. Evet, idari ve teknik yönetimin karman-çorman işleri mide bulantısı, baş ağrısı yapıyor. Sonuçta günahsız milyonlarca Galatasaraylı’yı da maalesef zehirliyor.

13 Mart 2007, Salı Yorum Yaz
A+ A-

Galatasaray sofrası aslında Fransız kültürü ürünü ama son 10 yıl imalatları, adeta İtalyan karışık pizzasının berbat kopyası. Evet, idari ve teknik yönetimin karman-çorman işleri mide bulantısı, baş ağrısı yapıyor. Sonuçta günahsız milyonlarca Galatasaraylı’yı da maalesef zehirliyor. Rusya ve Putin’i bilirsiniz. İşte bu ülkenin Gazprom’u başkandan izinsiz gaz çıkarabilir ama Canaydın’ın Gürcan ve Ergün ikilisi, başkanlarının bilgisi harici gaz bile çıkaramaz. Aksini iddia edebilecek var mı? Evet bu ikili, ‘Kulüp kimindir?’ mealinden bir açıklama yapıyor ve Galatasaray’ın zaten dertsiz (!) başına yeni bir tartışma ortamı açıyor. “Birlik olalım” diye diye Galatasaray’ı paramparça ettin Özhan ağabey. Şu kritik dönemde oyuncağını paylaşamayan çocuklara dönüşmenin ne alemi vardı? Lise’nin etkinliğini, gücünü ve kulübün bugünlere gelişindeki emeğini inkâr için, Galatasaray’ı hiç tanımamak lazım. Elbette ‘mektepli’ adı altına sığınan yamukları da görmek lazım! Bu arada gerekli gereksiz bu gücü dışa vurum rahatsızlığı niye? Erk zaten elinizde. Liseli olmayan Galatasaray gönüllüleri, zaten kulübün emrine amade... Ama keyfinizin değil; kulübün! Rahatsızlık yaratan mesele o mu yoksa? Bu yapıyı kuran, geleceğinizi hazırlayanlar, sizin yaptıklarınızın aynısını mı yapmıştı? Geçmiş zaman kahramanları, dünyanın en çağdaş kurumlarından birini yaratıp, paha biçilemez arazilerin sahibi yapıyor. Oysa şimdi en “Galatasaraylı’yım” diyenler bu serveti bitiriyor. “Yıllardır yönetimlerdeyim, 5 senedir başkanım. Her şeyimi Galatasaray sayesinde kazandım. Bu kulübe borcum çok” diyorsun. Bunca yılda ne kazandırdın? Söylemiyorsun! Gördüğüm kadarıyla değerlerin büyük bölümü, senin söz sahibi olduğun dönemde bir bir gidiyor. En önemlisi kulübün öncü kimliği, güvenilirliği, ‘kol kırılır, yen içinde kalır’ felsefesi bitiyor. Sevgi, saygı ve dayanışma kültürünün hakim olduğu yerde, şimdi medya yoluyla kendi fertlerine sataşma var. Yanlış söylem ve yöntemlerinizle ‘Liseli’ gerçeğini ne denli yorup, erozyona uğrattığınızın nasıl olur da farkına varamazsınız? Lise’yi tribün hedefi haline getirmenin alemi var mı? 100 yıldır böyle şey yaşandı mı? Türkiye’nin en büyük ihtiyacı bütünlük anlayışının pekişmesiyken, Canaydın ve ekibi tribünler ve liseliler karmaşasını da gündeme getirdi. Bir bu eksikti! Şimdi ultrAslan’a büyük görev düşmekte bence. Galatasaray’ın bütünlüğünü sağlama adına gerekeni yapmalı ve Lise’nin de, tribünlerin de, dünyanın her köşesindeki Cim Bom gönüllülerinin de aynı ülkü, tek dava peşinde birleştiğini kanıtlamalı. Devir, büyüklerin (!) başaramadığını, gençlerin başarabilmesi ve doğru örnek olması devri. ‘Birlik olalım’ sözcüğünü mutlaka uygulamalı Galatasay camiası. Ama Canaydın’ın “Birlik olalım”ı gibi değil, doğru haliyle. Aksi halde barışık Galatasaraylı kalmayacak, olan 500 yıllık ocağa olacak!