Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

29 Mart 2017 Çarşamba
Kanaryasevenler Derneği!

Samsun’daki maç sonrası ayaklarım birbirine dolana dolana adeta sendeliyor, öte yandan da kalan aklımı yürütmeye çalışıyorum. Şu olan bitene ‘ötenazi’ denmez de ne denir diye. Yüreğim daralıyor, ağlamak istiyorum ama sevgili Hulki ağabeyimin elindeki bu hakkı gasp etmeyi de arzu etmiyorum. Gizlice akıyor umutlarım gözyaşlarım Karadeniz sularına. Bir Nesrin mi, Esin mi neyse o da yok ki gelsin beni alsın. Umutlar gitti, bari beni yolda bırakmasın.

28 Şubat 2005, Pazartesi Yorum Yaz
A+ A-

Üstelik Hagi ‘Tepe rezerve’ demedi mi? Bitirdi beni. Bu gidişle ikincilikte, reklamdaki kağıt para gibi kanalizasyona düşüp, gözyaşlarım gibi Karadeniz’e karışacak! Uçakta düşünüyorum gözlerim kapalı, paçalarım yağmurdan değil, Samsun’daki patlak tuvalet musluğu nedeniyle ıslak ve ben dayanamayıp ağlıyorum karanlık semaya bakarak. Kusuruma bakma Hulki ağabey! Anla beni. Acaba Galatasaray’daki birileri, ‘Kanaryasevenler Derneği’ üyesi mi? Zaragoza marifetiyle, yumuşak karınlarından yakalamıştım Fener’i. Kızdıracak, hafta boyunca zevk yapacaktım. Havada kaldım. Bu keyif bir gün içinde elimden alındı. Nasıl sinirlenmem şimdi ben! Zaten ezelden beri, ezeli rakip çarpılınca Galatasaraylılar da hemen ötenazi benzeri işler yapar, taraftar 2.80 - 1.90 uzar. Bunun adı, ‘Kanaryasevenler Derneği’ni destekleme platformu girişimidir. Galatasaray ve Fenerbahçe kulüplerine ‘düşman’ diyenin alnını karışlarım. Aralarında kesinlikle gizli pakt var. Biri taraftarını acıdan bağırtır, diğer taraf bayrama hazırlanırken içerden birileri bayram yerini, matem gününe çevirir. Bu kez görevi üstlenen de Hagi’dir. Samsun oyunu eline almış evirip çeviriyor ve gözlerimin önünde yine, Yeşilyurt’taki diş hekimi Oğuz Kösemen’in yüzü beliriyor... Olaylar Fenerbahçe’nin lehine gelişmekteyse, Oğuz Ağabey’in yüzünde öylesine gizemli bir mutluluk ve gülümseme belirir ki, elindeki kerpetene rağmen, ağzınızı, sonuna kadar açar, bırakın 32 dişinizi, çenenizi sökse farketmezsiniz. Hagi de, sanki ona teslim olmuş ve büyülenmiş gibi dişlerini teker teker söktürmekteydi o gece! Oysa Yeşilyurt’taki dişçi koltuğunda değil, Samsun’da kulübedeydi! Sökülen de, kendinin değil Aslan’ın dişleriydi! İlk gol sonrası, Ömer Çavuşoğlu’nun kahkahası kulağıma geldi. Bakınıyor, göremiyor ama duyuyorum. Tomas vakasından sonra da Ali Baba, sanki Bodrum’dan seslendi; ‘Oğuz nassın Oğuz! İyi misin?’ Hagi akıllı seçimler yapmalı. Öyle de konuşmalı. Ne diye söylemleri nedeniyle ‘Hoşgeldin Lucescu’ diyelim ki! O Sibirya’ya, pardon Ukrayna’ya gönderilmemiş miydi? Öffff... Kafam iyice karıştı. Bittim ben ya... Bittim! Gel beni de al, Nesrin misin Esin misin nesin!!! Beynim iyice rutubetlenmesin...