ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM


YAZARLAR

Kamp bitti!

18.07.2005

Her güzel şeyin bir sonu vardır derler ya... Galatasaray’ın da güzel geçtiğini sandığım Hollanda kamp dönemi bitti. Kimi ben bu takım için ne yapabilirim diye helal alınterini sonuna kadar dökerken, kimi kampa bile gelmedi!

Mondi’nin bilmem kaçıncı davete icabet etmesini beklemek, sadece kalecinin değil, yönetimin de ayıbıdır. Galatasaray’da böyle şeyler olmamalı. Takımın içine zehir atanlara şimdiden göz yumarsanız, sezon içinde iyice çaresiz kalırsınız. Takım olanca gücüyle çalışırken, ben ne yaptım? Her fırsatta kendime zaman ayırdım. Mesela Galata Köprüsü altındaki seyyar suşici ‘Sosis Şehmuz’dan sonra aynı lezzeti Köln’de aradım ve buldum; ‘Suşi Yoko’ Merkezde, küçük ama seyyar değil! Çok şık bir dükkan. İş yeri sahibesi Miss Yoko saray cücesi gibi kısa. Ama yüksek ökçeyle 150 cm’i bulan, karşıdan bakınca deniz anasını andıran sevimli bir kadın. İyi dost olduk. Üç akşam üstüste gittim. O Japonca konuştu, ben de Türkçe. Kafayı buldukça ikimiz de kendi dilimizden doyumsuz sohbetler yaptık. Çok güzel oldu. Ne kavga ne kıyamet. Sonra baktım ki, oraya ne İstanbul ne de Köln sosyetesinden gelen yok, veda ettim. Akmerkez’deki S Cafe’ye benzeyen bir yer bulup, takılmaya başladım. Çok güzel kadınlar geliyordu. Ve dilediğin kadar bakmak serbestti! Çünkü S Cafe’deki mankenlere bakmayı yasaklayan Osmanım Osman (Şenher) orada yoktu. Cumartesi gecesi Crown Plaza’nın altında, zencilerin gittiği diskoya gitmeye karar verdim. İçeride koskocaman adamlar... Onları görünce nedense aklıma Hasan Şaş ve Song geldi! Hatta bir Alman kadına, “Şu kocamanlarda ne buluyorsunuz?” diye sordum. Almancasına, biraz da işaret katıp söyledi. Cevabı anladım, ama sizlerle paylaşamam! O gece anladım ki, onların müziğine, fiziğim uymasa da müthiş uyan bir dans ritmim var. Beşinci Votka-Redbull’dan sonra izleyenler tarafından alkışlanacak derecede figürler ürettim. Ehh yoruldum ya, tabureye geçtim. Yanımda kız arkadaşıyla oturan yakışıklı zenciyle sohbete daldık. Rastlantıya bakar mısınız, FC Köln ve Fransa’da yıllarca futbol oynayan meşhur Anthony Baffor... Meğer bizim Song’un çocukluk arkadaşıymış. Demek ki Song aklıma boşuna gelmemiş. Çok selam söyledi. Hatta “Cim Bom” diye bağırdı. Bildiği Türkçe kelimeleri sıraladı. Şimdi bir Alman TV’sinde yorumculuk yapıyormuş. “Hakemlere ve her önüne gelene sallamazsan, başarılı olamazsın” dedim. Ne demek istediğimi anlamadı. Sonra hep beraber sabaha kadar dans ettik. Algın, Fikret ve Selahattin Bulut’un da yanımda olduğunu söylemiyorum. Ben hiç kimsenin aile saadetiyle oynamam!

0 YORUM