Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

04 Aralık 2016 Pazar
Kaçan balık

Adnan Polat, kaçan balık hangi ebatlarda açıklamış: “Şampiyonlar Ligi’ne katılım 12 milyon dolardan başlıyor.” Tespit doğru da, sezon başından beri uygulanan yöntemler yanlış.

24 Nisan 2007, Salı Yorum Yaz
A+ A-

Adnan Polat, kaçan balık hangi ebatlarda açıklamış: “Şampiyonlar Ligi’ne katılım 12 milyon dolardan başlıyor.” Tespit doğru da, sezon başından beri uygulanan yöntemler yanlış. Kofana oltasıyla, Jaws yakalamak mümkün olmaz. Yetersiz olta seçimiyle işe giriştiğinizde, Jaws oltanızla birlikte sizi de ham yapar, ‘kim yuttuya’ kurban gidersiniz. Galatasaray’ın başına gelen budur. Canaydın ve yönetimi malik oldukları muhteşem tekneye güvenmiş ama gerekli oltayı kullanmayı düşünememiştir. Bu konuda Fenerbahçe’nin tam donanımlı olduğunu söylemezsem haksızlık olur. Ayak oyununu kuralına göre oynayıp, asla sektirmedikleri gibi, av yöntemleri de tam kitabına göre. 3. kuşak Dağlaroğlu bile rakibini önlemeye değil, ormancı gibi biçmeye gidiyor. Gaziantepspor’un Boşnak kalecisi nerede? Bilinmiyor! Arıca’nın taktik şaheseri de çözülemiyor! Kanarya da rakibini keklik gibi avlıyor. Kızıl mı? Bakıyor. ‘Tam teçhizat avlanma’ diye buna derler işte. Polat da ‘Senaryo’ diyor. Ne senaryosu? Realite bu! Realite. Şimdi plağı ters çevirelim. Gaziantepspor kalecisi Galatasaray maçları öncesi kendini attırsın. Sonra kaleye Galatasaray tarihini yazmış dedenin, ocaktan yetişmiş torunu geçsin. Olmayacak pozisyonda da, tekmeyi koysun. Teknik direktör mü? O da eski Galatasaray kaptanı, başkan da Galatasaray taraftarı olsun. Maç da doğru dürüst oynanmadan kopsun. Kanaryasevenler yardımlaşma ve dayanışma derneği üyeleri, önce spor sayfalarında, sonra ekranlarda kıyameti koparmaz mıydı? Pazar akşamı izlenen aklama, namusa bulama yarışı neydi öyle? Bu tür gayretkeşliklere gerek yok oysa. Ayak oyununda her türlü hata olur. Son hafta hepsi biraz fazla üst üste bindi nedense! Yani diyorum ki... Burada garip olan; başkalarının futbol garabetlerinden, yüzlerce yorum çıkaranlar, kendi başlarına geldiğinde neden aklama yarışına başlar? Benzeri üretimlere ‘Rezillik, hainlik, adalet istiyoruz’ yaftası açanlar, bir anda sus pus. Hayır! Sanki temizlik işlerinden sorumlu görevli. Sonra ‘Polat senaryo güzel olmuş!’ diyor, gerçeğin sahnelendiğini göremiyor. ‘Beşiktaş duruşu’ dedikleri ‘Kaç para aldınız ....ler?’ söylemi mi? Hayır. Çarşı emeğe ve onurlu mücadeleye karşı olmamalı, 10 maçtır yenilgi yüzü görmeyen Antalyaspor futbolcularını, kendi sporcularıyla beraber alkışlamalıydı. Yakışırdı. Son yılların en güzel, en heyecanlı karşılaşmalarından birini izledim ve eksik kadrosu, onurlu kalecisiyle kazanan Beşiktaş’a, gereği gibi oynayan Antalyaspor’a saygı duydum. Helal olsun Yılmaz Vural’a, kaleci Murat’a ve diğer emekçilere. Aykut muhteşem oynadı. Serdar harika oynuyor. Murat da görev verildiğinde neler yapabileceğini haykırıyor. Ama birileri de, ‘Türkiye’de kaleci yok’ diyerek, ayıp ediyor. Bu ülkede kendi öz evlatlarımız olan, işini hakkaniyetle yapan teknik adam ve futbolcularımız var, hakemlerimiz var. Ama onların kapasitesini yakalamış spor yöneticimiz ve yorumcumuz yok. Senaryo ve av ustaları da çok. ‘To be or not to be.’ İşte bütün mesele bu!