Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

05 Aralık 2016 Pazartesi
İnsan hakları!

Henüz 21 yaşında bir sporcuya sadece gol sevinci gibi masum bir gösteri nedeniyle reva görüleni nasıl tanımlayacaksınız? Bebe Kamerun’dan ülkemize gelmiş bir futbol işçisi. Ailesinin emaneti. Peki yapılan ne? Önce tekme, sonra saha içinde kovalama! Konyasporlu futbolcuların yaşadıkları korku, yöneticilerinin darp edilmesi, devletin polisine saldırı hangi insan hakları beyannamesinde yazar?

01 Mart 2006, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Eksoz gazı ile soluk almak zorunda kalan Altaylılar’ın çilesi ve benzeri eylemlere sessiz kalanlar, mızrağın çuvala sığamayacağı olayların gelişmesine çanak tuttu. Doğu yöremizdeki en büyük sıkıntı terör değil, bu provokasyonları organize eden ve olayları körükleyenlere bir türlü hakettikleri cezayı veremeyen hukuk kavramı boşluklarıdır. Yöre insanının yanlış tanımı için her türlü girişimi reva gören düşünce, en sonunda sporu da alet etmeyi becerdi. Felat Hevedanlı, Bebe’yi tekmeler, Murat Hacıoğlu’nu kovalarken, sözde onları cezalandırdığını sanıyor ama Diyarbakır’ın spor camiasını yaktığını bilmiyordu. Belediye Başkanı bin kişiye bilet almış. Ekonomik gücü olmayanları sportif etkinlikten mahrum etmeme arzusu güzel. Güzel de bu insanları yanlış yönlendirip, futbol terörüne göz yummak nasıl bir iyi niyet gösterisidir, anlamak mümkün mü? Türkiye’nin her yöresinde ama sportif ama başka platformlarda haksızlığa uğrayan milyonlarca insan var. Herkes sağduyu denilen gerekliliği kaybeder, benzer eylemlere girişirse, sonu ne olur? Sorumlu konumdakiler yangına körükle gitmemeli. Devlete, millete zarar verecek girişimlere de ‘dur’ demeli. İnsanlar haksız oldukları konumda bahane üreterek değil, gerçeklere sahip çıkarak doğruyu bulur. Muhsin Koçyiğit sezon başından beri Diyarbakır’ın düşürülmesine yönelik sistemli eylemler yapıldığını iddia etmiş. Yanılıyor! Yıllardır Diyarbakır’ın önce çıkarılması, ardından da düşmemesine yönelik sistemli eylemler yapılmış ve başarıyla da uygulanmıştır. Bu gerçeği spor kamuoyunda bilmeyen mi var zanneder, sayın milletvekili? Devlet olanakları ve spor yönetiminin en fazla koruduğu ve sahiplendiği kurum Diyarbakırspor’dur. Aksini iddia edenin iki eli yanına gelmez. Tüm bu iyi niyete karşın Diyarbakırlı trilyoner işadamları, zenginler ve şehrini sevdiğini söyleyenler ne yaptı? Ekonomik anlamda sadece tüketim modelinin benimsendiği şehirde kaç fabrika bacası tüter? Türkiye’nin dört yanına yatırım yapan Diyarbakırlı kaç işadamı orada fabrika kurup, ekmek kapısı açtı? Kaç milletvekili parlamenterlik yaşamı sona erince hemşehrileri arasına dönüp, onlar gibi yaşayıp, dertlerini paylaştı? Diyarbakırspor sahiplenmesi gerekenler tarafından sahiplenilmedi. Üstelik güçsüz bırakıldı. Yıllardır ligin dibinde yaşanan sıkıntılar sorumluların uyanmasına da yetmedi. Bölge insanının çilesiyle, Diyarbakırspor’un durumu nasıl da paralel çizgide seyretmektedir, ortada. Kendilerinden başka herkesin suçlandığı da ortada. Bu mantalite zarardan başka bakiye vermez. Sorunların da üzerini örtmez. İnsanları ve kulübü kullanmayınız. Dertlere deva olacak çözümler üretiniz. Diyarbakır sadece sizin değil, hepimizin. Oralar da bu güzel vatanın bir parçası. İnsanları kardeşimiz, alınacak ceza da hepimizin sıkıntısı. Hangi hesapların içinde olduğu belliler yurttaşlarımızı provoke etmesinler yeter! Bu millet sabırlıdır, çilekeşdir, kahramandır. Ve sorunları bitirecek yetenektedir. İnsan hakları bu hakkın gaspedilip, teröre teslim edilmesi örnekleri olamaz. Olmamalı.