Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

05 Aralık 2016 Pazartesi
İnekler deli dana!

Umur Talu müthiş bir benzetme yapmıştı: “Süt pastörize ama inekler deli dana!” Yaşanan onca dengesizlik silsilesini anlatabilecek başka cümle kurabilmek mümkün mü?

18 Mayıs 2007, Cuma Yorum Yaz
A+ A-

Umur Talu müthiş bir benzetme yapmıştı: “Süt pastörize ama inekler deli dana!” Yaşanan onca dengesizlik silsilesini anlatabilecek başka cümle kurabilmek mümkün mü? Talu anlatmış memleket halini. Necip Kanarya medyası ısrarla gündeme getiriyor, “Galatasaraylı futbolcular Fenerbahçeliler’i alkışlasın. Aynı centilmenlik gösterisini tribünler de tekrarlasın! Tamam! Spor erdemine yakışanı Galatasaray camiası örneklesin. Çünkü Fenerbahçeli sporcular hak etmiş, pastörize süt kıvamında çocuklar ama inekler deli dana! O meseleyi nasıl çözeceğiz? Kadıköy’de olan bitene çanak tutacak, görmezden gelecek, yangına körükle gidecek, işinize geldiği gün bir numaralı etik savunucusu olacaksınız. Nasıl şey bu? Galatasaraylılar’ın şampiyonu alkışlamasını isteyenler, hangi doğruyu yapmıştı da, şimdi fair çığırtkanlığına soyunuyor? 2001-2002 sezonunda “Galatasaray yazarları stadımıza gelmesin, can güvenliği veremeyiz” diyenler için gıkınız çıktı mı? Hayır. Neden sustunuz? Çalışma özgürlüğüne, can güvenliğine hangi pencereden baktığınızı belgelemek için mi? Taraftarların at pisliği, lağım suları içinde iskan edilmesini, futbolcuların koridorda dövülmesini etik değerler içinde mi kabul etmiştiniz? O gün Şansal Büyüka ve ekibi canlı canlı olayları yansıtmasaydı, Türkiye’nin haberi olacak mıydı? Sonra koridorlar Lig TV ekibine de yasaklandı, hatta iş organize kablo kesme eylemine kadar vardı. Neredesiniz siz? Geçtiğimiz sezon stadyumun arka sokağında kıstırılan ve dövülen, son hafta Bebek’te bir apartmanın 4. katına kadar kovalanıp, formasının üzerine edilen (!) çocukların acısını, ASY’deki alkış sesleri örtebilecek, deli dana sendromunu tedavi edebilecek mi? Cevabı verilmesi gereken esas soru bu. Özay Şendir “Alkışlayanın bir sene, bir dönem ya da bir dahaki sefere alkışlanma hakkını kazandığını nasıl ıskalıyoruz?” demiş. Mükemmel bir yaklaşım. Ama gazeteciye “Can güvenliğiniz yok, stadımıza gelmeyin” mesajı gönderen, futbol oynamaya gelmiş rakibi döven, kazanamadığı her oyun sonrası gözü dönüp hakaret eden, yaşamı, dürüstlüğü, emeğin değerini, fair olgusunu sadece Fenerbahçe şampiyonluğu olarak gören zihniyeti ıskalamayıp tedavi etmeli. Ardından da bu önerileri getirmeli. Bayanlar basketbol finali sonrası yaşanan rezillikler niçin doğru değerlendirilmez? Kız çocuklarının o denli küfür, hakaret ve korku yumağı içine bırakılmasının, ahlaki sorumluluğu bir yana, vicdani sorumluluğunu bir nebze duyacak kimse yok mu oralarda? ultrAslan grubu ve Alpaslan’a sesleniyorum “Sporcular pastörize süt ama bir kısım yönetici ve medya leşkeri deli dana. Sizler bu gidişe son verecek ilk adımı atabilir, hatta felakete gidişi dahi sonlandırabilirsiniz. Kullanın bu şansı. Türkiye’nin huzur, mutluluk dolu geleceği için görevden kaçanların işini siz üstlenin. Başarırsınız.”