Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

26 Haziran 2017 Pazartesi
İlginç söylemler

Herhangi bir kurumun başına aday olan kimliğin, geçmiş icraatlar ve mevcut başkanı eleştirdiğine, hatta ölçüyü kaçırdığına şahit olmuştum ama şu anda Türkiye Basketbol kamuoyu ilginç bir modeli izlemekte. Turgay Demirel işin, yani suyun başındadır. Ve ilk kez aday olan Arıboğan’a belden aşağı vurmaktadır. Olan biten ve basketbol iktidarının başınca söylenenler aklın alacağı gibi değil. Sanırım herkes şaşkınlıkla izlemekte.

05 Ocak 2005, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

12 yıldır basketbolu yönetecek ve Anadolu’da köküne kibrit suyu ekeceksiniz. Yaşam savaşı veren bir avuç gençlik kulübünü görmezden geleceksiniz. Onların hayatı ile ilgili hiçbir proje üretmeyeceksiniz. Kümeler ve onlarca basketbol emekçisi kulüp ortadan kaybolacak. Ligler yıllardır bomboş salonlarda oynanacak... Sonra siz mükemmel bir şark kurnazlığı uygulamasıyla tam seçim arefesine iki derbi koyacak ve soracaksınız: “Hani salonlar boştu.” Buna ‘alemi kör milleti sersem zannetmek’ denmez de ne denir! Neyse... Demirel’in neler yaptığını, yapamadığını herkes biliyor. Günah mı çok, sevap mı? İşin içindekiler çok daha iyi biliyor. Demirel benim penceremden bakanlara “Yav başkan bu muydu?” diye sordururken, iyi bilenlere gerçek Turgay’ı mı sormuştunuz? İşte buyrun diyor! Olaylar gönlünce ve ortalık sessiz sakinse, mükemmel bir salon adamı... Ya aksi ise? Kavga, aşağılama, hırpalama ve gerginlik politikalarının abonmanı! Olmuyor, yakışmıyor. Kurumların zirvesinde olan, sorumlu konumda bulunanlar üç düşünüp bir konuşacak. Hele hele kendisine rakip olan aday arkadaşına düşman değil, hizmet adına yarıştığı bir sporcu gözüyle bakacak. Yıllardır hizmet ettiği makama bir talip çıktığında böylesine agresif, böylesine belden aşağı vuran, demokrasiden hoşlanmayan başkana hatırlatmak isterim... Bu denli çok faul yapma hakkın yok. Oyun içinde olsa, beş faul alıp çoktaaan soyunma odasını boylamıştı Demirel. Basketbolun özerklik yolu çabasında gayretlerim olmuş, olumlu ve barışcı katkılarda bulunmuştum. Yine İsmet Güral gibi bir kimliğin şahsını olmasa da ‘Güral Porselen’ olarak salonlara girmesini sağlamıştım. Tam iki yıl Avrupa Şampiyonası’nı hedef gösterip, basketbol programı da yapmıştım. Spor hepimizin sevdası. Şunun bunun değil, işini doğru ve eksiksiz yapanların yanında oldum daima. Turgay Demirel’in hırçın, geçimsiz ve saldırgan seçim politikası basketbol camiasının gelecekte yaşayacaklarının teminatıdır! Lütfi Arıboğan ise duruşu, tavrı ve saygılı davranışlarıyla zaten kazanmıştır... Neyi? Çıkar, beklenti, kişisel hesap penceresinden bakmayan spora hizmet, erdemin gerçek resmidir diyen herkesin sevgi ve saygısını... İlginç söylemler, gerginlik senaryoları ve belden aşağı vuruşlar delegeleri nasıl etkilemiş? Hep birlikte göreceğiz!