Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

26 Temmuz 2017 Çarşamba
İlahi adalet!

Bir ülke düşününüz yaşamın her penceresi, ilahi adalet, takdir - i ilahi, bu da Allah’tan ve benzeri kavramlarla açılsın! Uygarlık denilen realitenin aksi ne varsa o hayata geçirilmeye çalışılsın. Bilgisizlik, cehalet ve yasa tanımazlığın getirdiği felaketler için ‘takdir- i ilahi’ denilsin. Sanki Yüce Rab kullarını çile için gönderdi. Yine bu ülke insanlarının görevlerinin gereğini yapma alışkanlığı olmadığı gibi, hukuk kavramı da guguk olsun.

11 Ağustos 2004, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Kabileler kendi düzenleri adına devlete posta koyarken, şerif ofisleri basılsın, suçlular kaçırılsın... Kendini bir başka hükümetin başı zannedenler de, bildikleri yolda yürüsün! Devleti vuranla, koruyanı birbirine karıştırsın. Hatta karıştırmasın... Bile bile cinayete arka çıksın. Tüyleriniz diken diken oldu değil mi? Böylesine çarpıklıkların bir biri ardı sıra yaşandığı bir memlekette olan bitene ‘ilahi adalet’ mi demeli yoksa sorumluların aymazlığı mı? Bu konu nereden aklıma geldi... Süreyya Ayhan’ın yaşadığı drama en çok üzülmesi gerekenlerden biri Antalya Gençlik Spor İl Müdürü Nadir Yapsakaloğlu... Yaşanan vahim durum için ‘ilahi adalet’ demiş. Ayıp etmiş. Ayhan ve Kop macerasında gelinen nokta çağdaşlığa, ilime, deneyime ve bilime direncin olası sonucudur. Yapsakaloğlu’nun görevi ilahi adaleti beklemek değil, gördüğü ve yaşadığı çarpıklıkları teşkilata bildirmek olmalıydı. Geç kaldı! Mehmet Atalay, Süreyya Ayhan için ‘sistemin defosu’ demişti. Haklıymış. Sistemin defosu bir yerlerde kızımızı yakaladı ve yaktı! Serinkanlı olduğunu düşündüğüm Atalay, Ayhan ve Kop’un infazını değil de, korunmaya alınmasını ve tıp biliminin devreye girmesini sağlamalı. Ne olursa olsun bizleri onurlandırmış ve çok sevindirmiş bir sporcumuzdur, o genç kadın ve eşi. Hataları varsa cezasını elbette çekecek ama asla linç edilmeyecekler. Hele hele demokrasi(!) adına cinayet işleyenlerin dahi hoşgörüyle baştacı edilmesi gereğini savunan kafaların olduğu bir ülkede! Erk sahipleri hırsını bu ikiliden almanın ucuzluğuna soyunmayacak. Soyunmamalı. Suat Kaya’nın veda gecesinde Canaydın konuşma yaparken tribünler ‘İmparator Fatih Terim’ diye bağırmıştı. Sonra Konyaspor maçı geldi ve bu kez ‘Büyük Başkan’ dediler. Güzel. Maç bitiminde Başkan kameralara ‘Kaya’nın jübilesinde olanlarla ilgili basın abarttı’ dedi. Olur mu öyle şey... Basın sadece yanlış anlamıştı! Tribünler Canaydın- Terim ikilisinin iki yıllık başarılı dönemini anmış, hazır beraberlerken kulaklarını çınlatmıştı. Hepsi o! Popülist olma girişimlerinin en son yakışacağı bir kaç kişi varsa bunlardan biri de Özhan Canaydın olmalı. Sahadaki vaziyeti anımsayın ve ne demek istediğimi anlayın. Sahada tur atan bir Galatasaray Başkanı portresi hiç yakışık almadı. Bu yeni uygulamanın naylon faturasını(!) izleyeceğiz gelecek zaman dilimlerinde. Sarı - Kırmızılı taraftarların motive etmekle yükümlü olduğu grup sadece ve sadece sporcularıdır. Futbolcusu, basketbolcusu, voleybolcusu, kürekçi, yüzücü, atletleri ve diğerleri. Konya maçında bu örneğin ne denli gerçekçi ve doğru olduğu kanıtlandı. Şimdi bir iddiamı sizlerle paylaşıyorum. Georghe Hagi ve ekibi eğer rahat bırakılır, huzurlu çalışması sağlanırsa bu sezon ve ardından gelecek 4 sezonda da üst üste şampiyonluklar yaşanır. Dördüncü yıldız takılıp orgeneral rütbesi alınır. Doğru bakan takımdaki cevheri de, gerçeği de görür. Hodri meydan!