ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

İbret dersleri!

18.01.2006

TFF Olağanüstü Genel Kurulu ve çevresinde döndürülen dolaplar resmen ibret dersleri gösterisi.

Galatasaray’ın ne denli kötü yönetildiğini 10 yıldır yazıyorum. Faruk Süren ve Mehmet Cansun kulübü felakete sürüklemiş, Canaydın da debelenmekten öte geçememiştir. Günümüz gerçeğini şöyle ifade etmeliyim: “Galatasaray acınacak hale getirildi”. Yine anımsarsanız daha birkaç hafta önce Canaydın’ın Kulüpler Birliği Başkanlığı hevesi hem kendisine hem de kulübe zarar verecek demiştim. Verdi. 100 yıllık kültür, eğitim ve spor ocağının reisine hiçbir siyasi kimlik ‘talimat’ verme cesareti bulamazdı. Buldu! Neden? Çünkü Galatasaray son 10 yılın kötü yönetimler faturasını ödüyor da ondan. Başta kongre üyeleri ve Süren, Cansun, Canaydın Başkanlar, bu vaziyetin başsorumlusudur. Eğer kulüp doğru mali politikalarla yönetilse bu hal başa gelir miydi? Galatasar Kulübü Başkanı’na “Kulüpler Birliği Başkanı sıfatı dahi bulunsa” bir siyasi kimlik telefon edip, “Oylarınızı şu yönde kullanacaksınız” diyebilme cesaretini buluyorsa, eyvah ki eyvah! Ama buldu! Canaydın ne cevap verdi, net olarak bilmiyorum. Fakat “Beyefendi siz Galatasaray Kulübü’ne hangi kimlikle istikamet gösterebiliyorsunuz” dedi mi, demedi mi, onu da bilmiyorum. Demokrasi dersi mi verdi yoksa boyun mu eğdi? Zaman günışığına çıkaracak ve gerçeği göreceğiz. Türkiye kulüpleri, yanlış yönetilmeleri sonucu adeta kamu iktisadi teşekküllerine dönüşmüş, hükümetlere ve belediyelere el açar hale gelmiştir. Bu dram maalesef birçok kulübün yumuşak karnıdır. Kaçak gecekondu yapıp gözü belediye zabıtasının insafında olan kimlik ne vaziyetteyse, bazı kulüp başkanları da aynı vaziyettedir. Kendi bütçenizle yetinmediğiniz ve doğru yerde olmadığınız zaman birileri bunu kullanır. Neden Fenerbahçe Kulübü’ne kimse ‘Tık’ bile diyemiyor? Kendi sabunlarıyla yıkanmayı becerdikleri için. M.Ali Şahin... Arzu ettiği aday için çalışmalar yapabilir. En doğal hakkıdır. Ama hükümet gücüne devlet ağırlığını karıştırıp baskı yapamaz. Yapmamalıydı. Yaptı. Hasan Doğan madem ki vazgeçilemez şahsiyet, beyefendiyi 23. Bakan yapsalar ve değerlendirseler ya! Ayhan Bermek nasıl bir siyasi oyunun içinde olduğunu ve kimlerle dansettiğinin farkında değil. Başkanlık koltuğu gözünü karartmış. Kendine geldiğinde geç kalmış olmaz umarım. Eski müteveffa gibi! Şemdinli olaylarının gerçek yönü önceki günkü Sabah Gazetesi’nde fotoğraflarla bir kez daha görülüyor. FIFA Türkiye’de resmi dil Türkçe ve Kürtçe’dir diye almanak yayınlıyor. Tüyü bitmemiş çocuklar gemiler alıp fabrikalar kuruyor. Halter, güreş, atletizm ve daha nice branşlar yerlerde sürünüyor. Demirel ve Bıçakcı açılan davalar nedeniyle mahkemeleri dolaşıyor fakat bu işler Bakan Şahin’in sinirlerini bozmadığı gibi umrunda olmuyor! Nedense futbol denilince saatlerini TV ekranlarına ve kulüp başkanlarına ayarlıyor, üstelik çok da hiddetleniyor. Acaba neden? Demokrasi, hukuk, eşitlik ilkesi nasıl katledilir örneğini realiteye geçiren siyasetçilere ve “Hınkdedibaşılarına” ibretle bakıyorum. Heryerde kaos var. Yazık bu ülkeye.

0 YORUM