Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

28 Mart 2017 Salı
Hiç üzülmedim

Yalan rüzgarlarının gazete sayfalarındaki yansıması Elvan, Hamza, Süreyya ve diğer sporcularımızın hüsranları hiç üzmedi beni... Neden? Bu çocukları binlerce rakibinin arasından eleye eleye zorlukla seçmiş olsak, kafamızda bir dolu soru işareti, “Acaba gidemeyenler daha mı başarılı olurdu” endişesi taşısak, eşikten döndüklerinde, “Keşke” veya “Ah yazık oldu!” diyemiyoruz. Ama şimdi ne diye zırlıyoruz.

30 Ağustos 2004, Pazartesi Yorum Yaz
A+ A-

70 milyonluk ülkeden topu topu 3-5 sporcu çıkar, koskoca olimpiyatlarda sadece birkaç milyonluk ülkelerin yanında bile bir demet çiçek misali kal. Sonra infaz peşine düş, eleştirinin rezilini çıkar. Bu toplum, sporun yarışma denilen erdemini düşünse ve bedensel evrimin neresinde mevcut 3-5 çocuğu infazın peşinde. Ne verdik? Ne istiyoruz! Uygarlığa, bilime, kültüre, ahlaka posta koyan bir kalabalık olimpiyatlarda beklenen madalyaları kazanamadı diye üzülmeyi, çocuklarına kızmayı hakedebilir mi? Almadan vermek sadece Allah’a mahsustur. Çocuklarımıza uygar toplum değerlerini verelim, sonra başarı bekleyelim. Rastlantılar sonucu gelecek madalyalarla zaten çürük düşünce yapımızı iyice yozlaştırmak iş mi? Türkiye’nin rekortmen sporculardan çok dürüstlüğe, doğru düşünceye, bilimselliğe, özkültüre, ulus bilincine gereksinimi var. O nedenle günümüz sistemi defolarının (!) kazandıklarına ne aşırı sevindim, ne de kaybettiklerinde kahrettim. Bir garip ülkeyiz vesselam. Popülizm, bireysellik, bencillik ve doğrulardan kaçış sarıp, sarmalamış tüm katmanları... Hagi... Her yaptığı ve uyguladığı doğrudur diyemem elbette. Fakat, takım olma yolunda emin adımlarla yürüyen Galatasaray gerçeğini görmezden gelmek de mümkün mü? Geçtiğimiz 2 sezon minareye kılıf uydurmaya çalışıp, tüm değerleri altüst eden, millete yanlışları doğru diye empoze etmeye çalışan kimlikler bu sezon da doğruları yanlış diye empoze edip, kafaları karıştırmanın peşinde. Adamcılık, padişahım çok yaşacılık ve başkacılıklar midemi bulandırıyor. Türk Sporu’nun yüzyılda bir gelmiş değerlerini infaza çanak tutanlar, cinayet teşebbüslerinde de ısrarlı. Toplumun sadece başarıya endeksli soruşturma ve muhakeme engelli yapısını tepe tepe ajite etmekteler. Kolay para kazanma, ucuz şöhret, köşe dönme, cehaleti istismar, yalan-dolan-talan egemenliğinin zirve yaptığı yerde ben ve benim gibi düşünenlerin işi zor! Sakaryalılar’ın anasına küfür eden Galatasaraylı bir kısım taraftara, futbolcu ve yöneticinin değerini bilmeyen yine bir kısım Yeşil - Siyahlı insanlara kafam çok bozuk. Bu kafalarla Türk Sporu’nun varabileceği hiçbir yer olduğunu da zannetmiyorum zaten. Olimpiyat hüsranlarına hiç üzülmedim. Böyle sakat bir kültürün egemen olduğu yerde bin madalya kazansan ne olur, kazanmasan ne olur?