Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

10 Aralık 2016 Cumartesi
Hayri Kozak

Düzceli Hayri Kozak çok saydığım bir büyüğüm. Babalarımızın da eski dost olması, bir başka vesiledir sevgi yoğunluğumla alakalı.

12 Temmuz 2006, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Cincal Fehmi, Saraç Orhan, Kozba Cevat, Hakkı Dizer ve Bolu eski milletvekili Kamil Kozak’ın dolu dolu ve ders alınası anılarını Bankacı Şemi Korzay ağabeyim anlatır, dinlemeye doyamam. Geçmiş zaman adamları, aynen birer geçmiş zaman mimozası kıtlığındadır artık. Bu fukaralağın bitiremediği ender adamlardan biri Hayri Kozak ağabeyim aradı. “Oğuz yazdıklarına katılmadığımı söyleyemem ama cemiyetimize haksızlık ediyorsun. Şükrü Ergün ve diğer yönetici arkadaşlarını Galatasaraylılar Derneği’nin temsilcisi olarak değerlendiremezsin. Cemiyet bünyesinden bu tanımla birilerinin ortaya çıkması söz konusu dahi olamaz. 7 bin 500 kişinin de herşeyi aynı düşünmesi mümkün değil zaten. Üstelik Galatasaray’ın bunca sorunu varken kendini bilen hiçbir Galatasaraylı bu sorunları tümüyle kenara bırakıp, kulübün evladı olan Okan Buruk meselesini tartışarak zaman kaybetmez.” Hayri Kozak uyarısında haklı. Pireye kızıp yorgan yakmaktan farksız oldu yaptığım. Pekiii büyükler niçin vardır? Küçüklerini doğru yönlendirmek için. O halde Hayri ağabeyimin sözünü dinlemek ve Galatasaraylılar Cemiyeti’ne özür beyan etmek de görevim. Afedersiniz. Evet cemiyetler bünyesinde karşıt düşünceler olacak elbette. Bundan sonraki eleştiri ve katılmadığım konularda yazarken daha özenli olmam gerek demek ki. Hatta özelleştirmem ve konunun muhataplarını direkt olarak değerlendirmem şart. Yaşım geçti ama yine şahit oldum ki öğrenmenin sonu yok. Teşekkürler Hayri ağabey. Peki neden celallendim? Haksızlığa asla tahammülüm yok da onun için. Okan, Arif, Bülent ve daha nice futbolcuya reva görülenleri kabullenmek mümkün mü? Bu çocuklar “Kullan at” statüsünde kağıt mendil değil ki. Onlar da ana baba kuzusu. Onların da akrabaları, dostları var. Hepsini boşverin yüce Rabb’ları var. Allah’tan korksun bazıları hiç olmazsa. Sen yönetici olarak yapman gereken hiçbir doğruyu örnekleme. Yumurta kapıya sıkışınca: “Hadi oğlum at imzayı, kulüp de kazansın.” Peki kardeşim o güne kadar neredesin? Eğer kulübün menfaatlerini düşünmesi gereken biri varsa, o da sensin. Kendi haltını örtmek için, beceriksizliğinin faturasını bi günah çocuklara kesmeye ve bunu yaşam biçimi haline getirmeye ne hakkın var? Yıllarca verdiğin sözü tutma, imzanı bile ye! Sonra futbolcudan iş bekle. Bırak elin çocuğunu, kendi öz oğluna aynı muameleyi bir dene bak ne oluyor. Bu modeller ve uygulayıcıları ne Galatasaray ne de cemiyete yakışıyor. Üstelik havayı bozuyor.