Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

11 Aralık 2016 Pazar
Geç oldu!

Hakan Ünsal’ın haklı ama geç kalmış feryadını okuduğumda, ‘Neredeydin?’ diye söylendim.

03 Nisan 2007, Salı Yorum Yaz
A+ A-

Hakan Ünsal’ın haklı ama geç kalmış feryadını okuduğumda, ‘Neredeydin?’ diye söylendim. 1996 senesinden beri yazdıklarımı bir çırpıda toparlamış Hakan. Ama ne zaman? İş işten geçtikten sonra. Yani? Geç oldu! Eğer zamanında bütün olmayı becerip, doğru zaman ve mekanda seslerini duyurmayı becerselerdi, bu işler başlarına gelmezdi. Aslında tüm futbolcuların defosudur bu. En güçlü oldukları zaman dahi ezilmişliklerinden kurtulamaz ve anaları ağlatıldığında bile, “Sayın başkanım, değerli hocam, muhterem yöneticim” türü sözlerle paçayı kurtaracaklarını zannederler. Uyandıklarında mı? Çoktan iş işten geçmiş, yeni kurbanlar tezgaha dizilmiştir. Işıltılı günlerin ardından beliren karanlık ürkütmektedir onları artık. Seneler önce zamanın Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Şükrü Erdem’e, “Sayın Bakan futbolu bırakıp yoksulluğun pençesine düşen, sağlık sorunları yaşıyan sporcular için bir huzurevi yaptıralım ve spor sakatlıklarıyla ilgili bir ihtisas hastanesi oluşturup, döner sermeyesiyle yaşamasını sağlayalım” dedim. Şükrü Erdem büyük ilgi gösterdi ve zamanın ünlü futbolcularından bir altyapı oluşturmamı söyledi. Yetişmelerine emeğim olduğunu sandığım birkaç yıldızla konuştum. Hepsi, “Tamam mamam” dedi ve daha yanımdan ayrılırken konuşmaları unuttu. Şimdi çoğu, “Acaba nerede iş bulurum?” derdinde. Onların duyarsızlığı Erdem’e mahcup etmişti beni. Turgay Şeren, Profesyonel Futbolcular Derneği aracılığıyla derman bulmaya çalışır ama yalnızdır. Bir seçimde, “Niçin oy kullandınız?” diye soran muhabire Arif Erdem, “Valla attık ama niçin attık bilmiyorum” demiş, gülüp geçmişti. Oysa zaman tüm acımasızlığıyla geçiyor ve Arif de bilinen sona doğru gittiğini kavrayamıyordu. Futbolculara bu konuda doğru kültürü veremedik. Denedik, almayı beceremediler. Şimdi Hakan konuşuyor ama boşa konuşuyor. Kişisel serzenişten öte ne var söylediklerinde? Oysa şöhretin zirvesindeyken birlik olmayı deneseler, herşey daha farklı olabilirdi. Toplum geleceğinin değil, günü kurtarma alışkanlığının kısır döngüsünün üzücü örneğidir Ünsal’ın geç isyanı. Canaydın Galatasaray’a karşılıksız hizmet eden, içtenlikle sevenlerden hoşlanmaz. Bu nedenle Emre Aşık transferinde önemli payı, emeği olan Fatih Gökşen adını kullanmamıştım. Hiç yoktan başı derde girerdi Gökşen’in. Sonra Hakan’ın açıklamalarını okuduğumda aklıma geldi. Emre de, Tulun’a teşekkür etmişti. Oysa Tulun ve Gerets bu transferin olmaması için direnen ikiliydi. Gökşen, Kalpakçıoğlu’nu ikna ediyor ve onun imzasıyla iş bitiyor. Sonra Tulun ne dedi de; Aşık, Gökşen yerine Tulun’a teşekkür etti? Anlayabilmiş değilim! Galatasaray’ın şampiyonluğu kaçırdığını kaç hafta önce yazdım? Hatırlamıyorum. Aynı hatalar ve Canaydın-Gerets ikilisi devam ediyor. Köşede de ‘İmroz Fatihi’ Yarsuvat bekliyor. ‘Beterin beteri var’ deyişi doğru galiba.