Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

07 Aralık 2016 Çarşamba
Füme

Metin Sarıer mektepli Galatasaray’lılardan. ‘Mektepçi’ değil! Son 10 yılda yaşanan çöküntü, O’nu da çökertti elbette.

23 Haziran 2007, Cumartesi Yorum Yaz
A+ A-

Metin Sarıer mektepli Galatasaray’lılardan. ‘Mektepçi’ değil! Son 10 yılda yaşanan çöküntü, O’nu da çökertti elbette. Kulübün gişatı ve kasasındaki karanlık, içini de karartınca Etiler’de açtığı mekanın adı da Füme Brasserie oldu! Son gittiğimde mükemmel mutfağı ve servisine hayran olduğumu söylemeliyim. Şu günlerde yine niyetliyim de, Lincoln geldikten sonra adı ‘Açık Füme’ olur mu, olmaz mı? Merak etmekteyim. Transfer bunalımlarına deva olabilir Brezilyalı UEFA Kupasını kazanan yönetimin başı olduğu için, her fırsatta günümüz defolarını kurcalayan Faruk Süren ve maiyetinin, şükrü Saracoğlu’ndaki töreni görünce, azıcık ta olsa yüzü kızardı mı? O kupanın zerre kadar artısını kulübe kazandırmadıkları gibi, iki takviyeyle daha da zirve yapacak takımı da dağıtmışlardı. Pırıl pırıl olması gereken dönem, sayelerinde karanlığa gömüldü ve öyle de sürmekte. Galatasaray çağdaşlığın hangi gereğini uyguladı, bilen var mı? Aziz Yıldırım ve yönetimi hepimizi çatlatarak, tüm rakiplerden kurtulacağını zannediyorsa, yanılıyor! Kambersiz düğün olur mu hiç? Arayı fazla açmasınlar da idare etsinler. Gelişimleri için doğru dürüst rakip bulunması da, olmaz sa olmaz şart. Yetişen yoksa siz yavaşlayacak ve arayı fazla açmayacaksınız. Yanarım yanarım UEFA Kupası Fenerbahçe’yi daha doğru motive etti ona yanarım! Özellikle kurumsal anlamda. Roberto Carlos’un sadece ülkemize gelmesi değil, imza töreni de olağanüstü oldu. Aynı sahneyi Galatasaray yöneticilerinin organize ettiğini hayal ettim bir an! Carlos iki topu tribüne attı, gerilime bağlı yüksek tansiyondan iki yönetici hastaneye. Üç daha attı, bir önceki ziyanlıkta kendini sıkan ama son hebaya dayanamayan üç yönetici de kalp spazmından yoğun bakıma! Neyse Lincoln geldi. Umarım stadyumda bir görsel şölen düzenlenir. Ama olmaz ASY berbat vaziyette. O halde! Bir yanda 13 milyonluk mukavva ASY projesi, öbür yanda yeni TOK‹ projesi ve etrafında öncelikle kulübü bu hale getirenler dizilir. Müthiş bir manzara ve o nispette de ilgi uyandıracak bir organizasyon oluşturulur. Müşteriler(!) ve Polat’ın yakıştırdığı ama aslında yakışmadığı! kimlikler de hazır bulunur. Bu da bir başka pazarlama organizasyonudur. Dekor olarakta Seyran mı, Aslan mı herneyse o tepenin kullanılması uygundur! Ergün, Orhan Ak ve Cihan’a yapılan ayıptır. Aynen Bülent Korkmaz, Bülent Ünder, Arif Erdem, Hakan Ünsal, Suat Kaya ve daha nicelerine yapılan ayıp gibi. Galatasaray’ı 50 sene önce tanıdığımda çocuk saflığımı etkileyen, insan değerlerine bağlı saygı ve erdem yoğunluklu vefa duygusu olmuştu. Futbol veya sportif başarıların yalan dünyası değil. Ya şimdi ‘Darbeye bağlı sakatlıklar!’ Ne hale geldi Galatasaray? Sevdalıları dahi ‘Sarı-Kırmızı’ değil ‘Füme’ olduk diyor. Ama transferler de fena gitmiyor.