ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM


YAZARLAR

Fenerbahçe’yi severim...

16.12.2005

Öncelikle bilinmeli, Fenerbahçe’yi severim. 100 yıldır süren emek ve katkıları, ülkemize kazandırdıkları değerleri inkar mümkün mü? Bu realite, Beşiktaş ve Galatasaray için de geçerli elbette. Herkes kendi renklerinin başarısını arzu edecek, istenilen sonuç yaşanırsa sevinecek, olmazsa üzülecek. Tıpkı yaşamın gerçekleri gibi.

Asıl olan şu! Özel hayatımızdaki teklemeleri, metanetle karşılamayı nasıl becerebiliyorsak, sportif yaşamın düş kırıklıklarını da, aynı soğukkanlılıkla izole etmeyi başarabilmeliyiz. Bu ezeli yarış, bu güzel oyun doğru tanımlanmalı ve öyle solunmalı. Daima kazanmak nasıl olası değilse, kaybetmenin de bir sonu olacağı bilinmeli. Doğru seçimler, isabetli tespitler, dürüst davranışlar kulüplerimizin olmazsa olmazı olmalı. Renk sevgisinde duygusallık önemli etken ama gözleri, yürekleri iğdiş etmeyecek. Rakip asla düşman olarak tanımlanmayacak. Üç büyükleri ancak ve ancak diğer ikisi tamamlar ve ‘Büyük’ olmasını sağlar. Zaman zaman Fenerbahçeli dostları kızdıran yazılar yazıyorum. Fakat şunu da açıklıkla itiraf etmeliyim... Birkaç azınlıkta kalmış densiz hariç, öylesine düzeyli mesajlar alıyorum ki ‘Helal olsun’ demekten de kendimi alamıyorum. Sarı-Kanarya tutkunlarının bu konuda da, Cim Bom taraftarlarını geçtiğini söylemez sem haksızlık olur. Ne yapalım, devir onların devri. Üst üste gelen iç başarılar, daha olgun düşünce ve davranış biçimlerini de, devreye sokuyor demek ki. Fenerbahçe’nin doğru transferler yapıp, gelecek on senenin takımını kurduğunu üç sene önce bu sayfalarda yazmış olmanın gururunu yaşıyorum şimdi. O günlerde Fenerbahçe medyası hüngür, hüngür ağlamaktan yapılan doğruları görememekteydi! Sonra, Aziz Yıldırım ve özellikle Nihat Özbağı ve diğer yöneticilerin Türkiye’ye kazandırdıkları tesisler ve stadyum, ülkesini seven herkesin gurur vesilesi olmalı. Anelka, Alex, Nobre, Apiah ve yerli, yabancı yıldızların ligimizde bulunması, büyük keyif ve kazanç, hem futbol hem de görsellik adına. Galatasaraylılar’ın örnek Fenerbahçe dayanışmasından, alması gereken çok ders var çooook. Şimdi tüm bu güzelliklerin yanında katılmadıklarım da olacak tabii... Mesela Daum, Türk futbolcusunu hakir görme ve taraftara yem etme hakkı olamaz. Hakemler Fenerbahçe lehine böyle yanlı düdük çalıp lig dengesini alt üst edemez. Sonra TFF Başkanı dahi ‘ Belli hakem hataları yüzünden gidiyoruz!’ demek zorunda kalır. Allahın sopası, nasıl belli olacak? İşte böyle! Sonra Avrupa hüzünlerinin temelinde, hakem hataları yatıyor. İsteyen istediği kadar inkar etsin. Vicdanıyla baş başa kalınca doğruyu bulur! O muhteşem kadronun Milan, Schalke ve PSV karşısındaki vaziyetini gördükçe, dayanamadım bağırdım ‘Eyyy hakemler ve Daum, bana Fenerbahçe’mi geri verin’ Galatasaray bugün Kayserispor karşısında. Ertuğrul Sağlam ve sporcuları muhteşem bir çıkış yakaladılar doğrusu. Bilinçli transfer, sağlıklı yapı maddi ve manevi huzur, elbette Sağlam adam yapısı, taş gibi futbol binası inşa etti. Bravo. Gerets ve öğrencileri yine zor bir gün yaşıyacak. Galip kim olur? Bilmiyorum ama sahada mükemmel bir futbol gösterisi izleyeceğimi biliyorum.

0 YORUM